YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1441
KARAR NO : 2011/2744
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.08.2009 gününde verilen dilekçe ile zararın önlenmesi, komşuluk hukuku gereğince izin verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, komşu taşınmaz maliki davalının yağmur sularının normal akışını engellemesi ve kot farkı nedeniyle binasının zarara uğradığını ileri sürerek davalının taşınmazında ark yapılmasına izin verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yaptığı duvar nedeniyle zarar oluştuğunu, duvarın kaldırılıp taşınmazlar arasında ara bölge oluşturulması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafca temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 742. maddesine göre, bir taşınmaz maliki, üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların akışına katlanmak zorundadır. Komşulardan hiçbirisi bu suların akışını diğerinin zararına değiştiremez. Sular fazla akmış ise Türk Medeni Kanununun 742/2 maddesi uyarınca, alt taraftaki arazi maliki, akan sulardan zarar görmekte ise, gideri üstteki arazi malikine ait olmak üzere, kendi arazisinde yapılacak mecrayla fazla akan suların tahliyesini isteyebilir.
Somut olayda; fen ve inşaat bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.02.2010 tarihli raporda komşu parseller arasında 2.50 metre yüksekliğinde kot farkının olduğu, davacı parselindeki binanın komşu parselin bahçe hizasında yapılması nedeniyle, komşu parselin bahçesinde toplanan yağmur sularının davalının giriş kapısından tahliye edilemediği, davalı parselinden beton ark yapılması gerektiği belirtilmiş ancak kroki düzenlenmemiştir.
Tespit dosyası içinde, Belediye Başkanlığınca 04.02.2009 tarihinde davalıya hitaben yazılan yazıda, davalının avlusundaki yağmur sularının komşu duvar kenarında biriktiği, bu kısma beton ark ve biriktirme rogarı yapılmak suretiyle davacının avlusundan tahliye edilebileceği bildirilmiştir.
Tespit edilen bu durum karşısında bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Mahkemece mahallinde yeniden inceleme yapılarak, belirtilen ilkeler de dikkate alınarak yukarıdaki davalı parselinden sızan yağmur sularının davacı parselinden yapılacak bir mecra ile tahliyesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise nasıl yapılacağı ve yapım gideri belirlenip, rapor krokiye bağlanarak raporlar değerlendirilip bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.