Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/3668 E. 2022/547 K. 24.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3668
KARAR NO : 2022/547
KARAR TARİHİ : 24.01.2022

MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı …, hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği ve dava dosyasına sunduğu zemin durum krokisinde gösterilen taşınmazın murislerinden kaldığını, uzun zamandır zilyet ve tasarrufu altında olduğunu, taşınmazın kadastro görmediğini belirterek tahmini 40 dönüm büyüklüğündeki yerin adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
2.1 Dahili davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, husumetin ilçe belediyesine yönlendirilmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
2.2 Davalı … vekili yargılama sırasında davanın reddini savunmuş, 29/06/2018 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kahramanmaraş 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 29.06.2018 tarihli 2016/94 Esas, 2018/276 Karar sayılı kararıyla; davacının 22.01.2018 tarihli keşifteki imzalı beyanında dava konusu taşınmazın kendisine ait olmadığını, abisi Seyit’e ait olduğunu belirtmesi sebebi ile davacının taşınmazda zilyetliği bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, taşınmazın mera parseli olarak ilan edildiği anlaşıldığından Hazine’nin tescil talebinin de reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davacı, dava konusu yerin kadastro çalışmasında kadastro harici bırakıldığını,taşınmazı masraf ve emek sarf ederek imar ihya ettiğini, imar ihyanın tamamlanmasından sonra 25 yıldan fazla kullandığını, keşifteki beyanının yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını, beyanının aslında komşu 122 parsel için olduğunu, taşınmaz tarla olduğu halde masa başında yapılan çalışma ile mera olarak tespit edildiğini, açıklanan ve resen ele alınacak nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 27.05.2019 tarihli 2018/1155 Esas , 2019/503 Karar sayılı kararıyla ; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı, keşif sırasındaki söyleminin 122 parsele ait olduğunu, dava konusu yerin mera parseli olmadığını, olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
3.Gerekçe
3.1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
3.2.İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti başlıklı 14. maddesinde “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir. (Değişik ikinci fıkra: 3/7/2005 – 5403/26 md.) Sulu veya kuru arazi ayrımı, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümlerine göre yapılır.”
İhya edilen taşınmaz mallar başlıklı 17.maddesinde “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir. İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun olağanüstü zamanaşımı başlıklı 713. maddesinin birinci fıkrasında “ Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. “ düzenlemeleri yer almaktadır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın (III.) nolu bendinde yer verilen İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesine, kararın (IV./3.) nolu bendinde yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesine göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 36,30 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/01/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.