Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18788 E. 2011/8902 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18788
KARAR NO : 2011/8902
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, Mısır Çarşısında bulunan 14 numaralı dükkanda kiracı iken, 4331 sayılı yasa uyarınca kira sözleşmesinin davalı tarafından feshedilerek tahliyelerinin istendiğini, davalının isteği kira bedelini ödemeye hazır olduklarını bildirip kira bedellerinde tevdii mahalline yatırdıklarını, ancak davalının ödenen kira bedellerine faiz tahakkuk ettirdiğini ve faiz ödenmeksizin kira sözleşmesi yapmaktan kaçındığı için istenen faizi ödediklerini, faiz borçları olmadığını ileri sürerek ödedikleri 25.173,50 TL faiz bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 23.563.50’nun ödeme tarihi olan 9.5.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki davada, ödediği miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş, mahkemecede ödeme gününden itibaren faize hükmedilmiştir. B.K’nun 101/ilk maddesi “muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağını hükme bağlamıştır. Eldeki davada, davacı dava tarihinden önce davalıyı ihtar çekerek temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Hal böyle olunca davacı ancak dava tarihinden itibaren faiz isteyebilir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinde yer alan (ödeme tarihi olan 9.5.2003) söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen (dava tarihi olan 7.1.2009) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.