Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/18725 E. 2011/8899 K. 07.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18725
KARAR NO : 2011/8899
KARAR TARİHİ : 07.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalıların murisi ile akdettikleri 17.6.2002 tarihli sözleşme ile 496 parsel numaralı taşinmaz üzerinde bulunan binanın 2.katını 5200 dolara satın aldığını, ancak gerek murisin ve gerekse mirasçıları olan davalının tapu devrine yanaşmadıklarını, açtığı tapu tescil davasının redle sonuçlandığını ileri sürerek dairenin raiç bedelinden 30.000 TL’nın tahsilini, olmaz ise ödediği 5200 doların denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ulaştığı değerin tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 5200 doların dava tarihindeki ulaştığı değer olan 17.734,76 TL’nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketici Korunması Hakkında Konunun Amaç başlıklı 1. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalıların murisinin 4077 sayılı yasa kapsamında satıcı olmadığı ve bu nedenle davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında res’en gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bente açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, (2) nolu bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, 7.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.