Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/946 E. 2011/9063 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/946
KARAR NO : 2011/9063
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı … … Ltd. Şti.’den 7.12.2007 tarihinde araç satın aldığını, kısa süre içerisinde aracın gaz yemediğini ve araç sürüş kalitesinin giderek düşmeye başladığını gördüğünü,birçok kez servise götürdüğünü, araçtan beklenen menfaati elde edemediğini ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini,mümkün olmadığı taktirde araç bedelinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, araçta ayıp bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Araçta herhangi bir arızanın bulunmadığının tespit edildiği,laboratuvarda yapılan performans ölçümlerinde araçtaki arızanın tamamen giderilmiş olduğunun ve motor performans değerlerinin orijinal değerlere çok yakın konumda bulunduğunun anlaşıldığı,yapılan servis hizmetlerinin karşılığında herhangi bir bedel tahsilatının yapılmadığı bu itibarla araçta üretimden kaynaklanan bir hatanın bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 7.12.2007 tarihinde satın aldığı aracın kısa Süre içerisinde gaz yemediğini ve araç sürüş kalitesinin giderek düşmeye başladığını gördüğünü,birçok kez servise götürdüğünü,araçtan beklenen menfaati elde edemediğini ileri sürerek,aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini,mümkün olmazsa bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise dava konusu araçta ayıp bulunmadığını savunmuşlardır. Mahkemece, araçtaki arızanın tamamen giderilmiş olduğu, araçta üretimden kaynaklanan bir hata bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince tüketici satın aldığı malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde satıcıdan, verdiği bedelin iadesini, ayıp nispetinde bedelin tenzilini, ayıbın giderilmesi için gerekli onarımın yapılmasını, son olarak da aracın yenisi ile değiştirilmesini isteyebilir. Aynı Kanunun 13. maddesinin 3. fıkrasında da “Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, … süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yaralanamamasının süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde, 4. maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir” hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 14.06.2003 gün ve 25138 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan … Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 14. maddesinde de “tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın tüketiciye teslim edildiği tarihten itibaren, belirlenen … süresi içerisinde kalmak kaydıyla bir yıl içerisinde; aynı arızanın ikiden fazla tekrarlanması veya farklı arızaların dörtten fazla meydana gelmesi veya belirlenen … süresi içerisinde farklı arızaların toplamının 6’dan fazla olması unsurlarının yanı sıra bu arızaların maldan yararlanamamayı sürekli kılması ve tamir için gereken azami sürenin aşılması durumunda tüketicinin bedel iadesi talep edebileceği” hükmü mevcuttur.Dosya kapsamında mevcut servis belgeleri incelendiğinde; davaya konu aracın 29.7.2008, 16.10.2008, 20.12.2008, 3.2.2009, 28.4.2009, 12.5.2009, 28.9.2009, 15.10.2009 ve 21.10.2009 tarihlerinde çeşitli arızalar nedeniyle servise girdiği anlaşılmaktadır. Bu olgular mahkemece değerlendirilmemiştir.Hal böyle olunca mahkemece az yukarda açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri ile maddi olgular birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.