Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9889 E. 2011/5935 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9889
KARAR NO : 2011/5935
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya sattığı daire bedelinden ödenmeyen 8.000.00 TL.nin tahsili için yaptığı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğinden itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacıya olan borcunun 3 kişiye naklinin yapılıp yapılmadığından kaynaklanmaktadır. Borcun nakli BK.173-181 maddelerinde düzenlenmiştir. Borcun nakli ile borçlu tarafın değişmesi sonucu doğar. Kural olarak borcun nakline alacaklının muvafakat etmesi gerekir. BK. 173.maddesine göre borç ilişkileri dışında olan üçüncü kişi borçluya karşı borcu üzerine alma ve borçluya borçtan kurtarma yükümlülüğü altına girer. Üçüncü kişi ile borçlu arasındaki bu ilişki alacaklıyı etkilemez. Borcun iç yüklenilmesi adını alan bir ilişki borçlu ile üçüncü kişi arasında sonuç doğurur. Üçüncü kişi borcu eda etmesine borçlu borcu bizzat ifa etmekle yükümlüdür.
Buna karşılık BK. 174.maddesinde düzenlenen borcun naklinde (borcun dış yüklenilmesi) alacaklı ile üçüncü kişi arasında yapılır. Böyle bir sözleşme ile eski borçlu borçtan kurtulur ve borcun yükümlerinin 3.kişi borç altına girer. Diğer bir tanımla borç ilişkisi varlığını sürdürmekle birlikte borcun borçlu tarafı değişir. Borcun nakli (borcun
2010/9889-2011/5935
dış yüklenilmesi) için borçlunun bir icapta alacaklının da kabul beyanında bulunması gerekir. Karşılıklı olarak icap ve kabul beyanından sonra borcun nakli gerçekleşir ve yukarda açıklandığı üzere borçlu borçtan kurtulur.
Somut uyuşmazlıkta davacının, davalıdan 8.000.00 TL alacaklı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık 18.8.2008 tarihli sözleşme ile borçlu …’in alacaklı …’a olan 8.000.00 TL borcunun 3.kişi… …’e nakledilip edilmediği konusundadır. 18.8.2008 tarihli protokol ile 8.000.00 TL borcun, borç ilişkisi dışında 3.kişi durumunda olan… … tarafından ödeneceği (borcun nakli) kabul edilmiştir. Kural olarak davalı borçlunun, borcun nakli nedeniyle borçtan kurtulabilmesi için, alacaklı … ile borcu nakil ile ödemeyi yükümlenen… …’in bu konuda icap ve kabulde bulunarak borcun nakli gerekir. Söz konusu protokol borçlu, …, alacaklı … ve borcu ödemeyi yükümlenen… … tarafından imzalanmıştır. Borcun nakli yasal olarak gerçekleşmiştir. Her ne kadar protokolde borcu ödemeyi üstlenen 3.kişi … … bu davanın tarafı değilse de gerek alacaklı, gerekse borcu protokoldeki imzanın… …’e ait olduğunu kabul etmiştir. Bu husus davacının 15.1.2010 tarihli dilekçesi ve dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar gözetildiğinde; davalı …’in davacı …’a olan borcunun BK. 174.maddesi gereğince 3.kişi… …’e nakledildiği ve davalının borcunun sona erdiği toplanan delillerle anlaşıldığından davanın reddi gerekirken mahkemece 18.8.2008 tarihli sözleşmeye kefalet Garantör nitelendirilmesi yapılarak davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan 101.65 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.