Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/9851 E. 2012/12981 K. 21.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9851
KARAR NO : 2012/12981
KARAR TARİHİ : 21.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dışı …’ın davalıdan almış olduğu biçerdöver’in satış bedeli karşılığı düzenlenen 30.11.2006-30.11.2007- 30.11.2008- 30.11.2009 vade tarihli bonolara kefil olarak imza attığını, bu bonoların ödenmesine ilişkin yapılan icra takibine karşı asıl borçlu tarafından açılan dava sonucu icra takiplerinin iptal edildiğini,bu davaya asli müdahil sıfatıyla katıldıklarını, mahkemece verilen karara göre satışın geçersiz olması nedeniyle söz konusu bonolara dayalı olarak borçlu olmadığının tespit edildiğini, ancak davacının 30.11.2008 tarihli bonoyu … icra müdürlüğünün 2009/6900 esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu belirterek,30.11.2008 ve 30.11.2009 vade tarihli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile bono bedellerinin % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacı lehine 12.000 euro senet bedelinin % 40 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince alacaklı davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Dava konusu bonoların iptaline ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/149 esas sayılı dava dosyasına konu yargılama sonucu 18.03.2009 tarihinde davanın reddine karar verildiği,bu kararın temyiz incelemesi tamamlanmadan önce davalı tarafından 05.11.2009 tarihinde davacı aleyhine … bu davanın konusu olan … İcra müdürlüğünün 2009/6900 esas sayılı icra takibinin yapıldığı,icra takibi sonrası 16.11.2009 tarihinde sonuçlanan temyiz incelemesi ile mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, davalının takipte kötüniyetli olduğu, sırf davacıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Birinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 2. paragrafında yer alan “Asıl alacak yani … İcra Müdürlüğünün 2009-6900 sayılı takip dosyası ile takibe konan 30.11.2008 vade tarihli 12.000 Euro bedelli bono üzerinden %40 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ” sözlerinin karardan çıkarılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.