Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/4192 E. 2016/6539 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4192
KARAR NO : 2016/6539
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminat ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalının iş kazasından fark maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, % 6.1 fark maluliyet için 9.511,00 TL maddi ve 4.200,00 TL manevi tazminatın maluliyet artışının tespit tarihi olan 24.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; iş kazasının 28.02.2011 tarihinde meydana geldiği, davacı sigortalının ilk tespit edilen maluliyet oranının % 4.2 olduğu, E.K. sayılı dava dosyasında 28.02.2011 tarihli iş kazasına bağlı % 4,2 maluliyete ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Mahkemece 25.111,37 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği ve bu kararın onanarak kesinleştiği, Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 14.04.2015 tarihli kararında Uygulama Merkezi’nin 24.02.2015 tarihli raporu esas alınarak davacının maluliyetinin artma kaydıyla % 10.3 olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, E.K. sayılı dava dosyasında davacının maluliyet oranı tartışılarak kesinleşmiştir ve kesinleşen maluliyet oranına göre zarar tavanı belirlenmiştir, maluliyet oranında artma kabul edilemez. Bu nedenle fark maluliyet nedeniyle açılan eldeki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.