Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9723 E. 2012/46242 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9723
KARAR NO : 2012/46242
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında hatalı yazılan suç tarihinin 29.08.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 2004-2005 yıllarında doğrudan gelir desteği ödemelerinden faydalanmak amacıyla kendisinin de hissedar olduğu araziler için muvafakatname düzenleyerek İlçe Tarım Müdürlüğü’ne onaylattığı, bir müddet sonra muvafakatnamede adı geçen halasının kızı olan Nuriye Bardakçı’nın başvuru tarihinden çok önce ölmüş olduğunu öğrenmesi üzerine, anılan kuruma işlemlerin iptali için başvurarak 2004 ve 2005 yıllarında almış olduğu doğrudan gelir desteği ödemelerini yasal faizi ile birlikte iade ettiği olayda; sanığın, halasının kızı olan kişinin farklı köyde oturması nedeniyle irtibatının bulunmadığından öldüğünü bilmediğine ilişkin savunmasının aksinin ispat edilememesi, idarenin henüz haberinin olmadığı sırada durumu kendiliğinden bildirip, aldığı paraları faiziyle birlikte iade etmiş olması hususları gözetilerek, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gibi suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle, mahkemece sanık hakkında kurulan beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.