YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14633
KARAR NO : 2021/9247
KARAR TARİHİ : 29.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
– K A R A R –
Dava, trafik kazası nedeniyle davacının ödediği destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan Dairemizin 19/02/2018 tarih, 2015/7651 Esas ve 2018/1071 Karar sayılı ilamında özetle; trafik sigortacısının iflas etmiş olması nedeniyle poliçe limitini ödeyen …’nın, olay mağdurlarına ödediği 18.000,00 TL’yi rücu hakkı bulunmamakla birlikte, yasal olarak yaptırılması zorunlu olan trafik sigortasını kaza tarihinde geçerli teminat limiti 30.000,00 TL. yerine 18.000,00 TL. üzerinden yaptıran ve aradaki 12.000,00 TL’lik teminatın dışında kalan davalıya, davacı …’nın … Yönetmeliği’nin 16/1-a maddesi gereği rücu hakkının bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin 31.326,77 TL. asıl alacak ve 1.284,23 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplam 32.611,00 TL. üzerinden devamına; asıl alacağın % 20’si oranındaki 6.265,35 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, rücusunun dayanağı olan 28/05/2003 tarihli kazada ölen 3.kişinin hak sahiplerine mahkeme kararı gereği ödediği bedelin, kaza yapan aracın işleteni ve sürücüsü olan davalıdan rücuen tahsili için başlattığı takibe itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı ödemesinin dayanağı olan kazada ölen 3.kişinin hak sahiplerine karşı davacımız … ile araç işleteni/ sürücüsü olan davalımızın müteselsilen sorumlu oldukları izahtan uzaktır. Bu sebepledir ki, zarar gören hak sahipleri tarafından eldeki davanın taraflarına karşı açılıp kesinleşen (davacı …’nın ödemesinin dayanağı olan) … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/398 E.- 2013/412 K. Sayılı (bozma sonrası 2018/214 E.- 2018/264 K.) dosyasında, hak sahipleri müteselsil tahsil istemiyle dava açmıştır.
Anılan (dayanak) dava dosyasına ilişkin olarak dosya kapsamında bulunan belgeler ile UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde; hak sahipleri tarafından 1.000,00 TL. maddi tazminat ile 60.000,00 TL. manevi tazminat için açılan davada, 24/10/2013 tarihinde yapılan ıslahla maddi tazminatın 30.000,00 TL’ye yükseltildiği; eldeki davanın davacısı …’nın 12.000,00 TL’lik limitle sınırlı biçimde maddi tazminattan sorumlu tutulduğu ve eldeki davanın davalısı …’ın 30.000,00 TL’lik maddi tazminatın
tamamından sorumlu tutulduğu; davalımız …’ın temyizi üzerine, ıslah edilen bölümün zamanaşımına uğradığı gözetilerek karar verilmesi gereğine vurgu yapılarak hükmün bozulduğu ve bozma sonrası yapılan yargılamada davalımız …’ın sadece 1.000,00 TL’lik maddi tazminattan sorumluluğuna karar verilirken, davacımız …’nın ilk hükümdeki şekilde maddi tazminattan sorumluluğuna karar verildiği; işbu kararın temyiz edilmeden 03/07/2020 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Detayları açıklanan işbu dayanak dosyada, hak sahipleri tarafından yapılan ıslaha karşı zamanaşımı def’inin sadece … tarafından ileri sürüldüğü ve … tarafından zamanaşımı def’i ileri sürülmediği için ıslah doğrultusunda maddi tazminatın hüküm altına alındığı görülmektedir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 162 vd. maddelerinde müteselsil borçluluk ve hükümleri düzenlenmiş olup, BK’nın 164 vd. maddelerinde, bir borçtan müteselsilen sorumlu olanlardan her birinin şahsi def’i ve itirazlar ile ortak def’i ve itirazları alacaklıya karşı ileri sürmesinin sonuçları, ileri sürülmeyişinin müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişkiye olan etkileri; BK’nın 165. maddesinde ise, müteselsil borçlulardan birinin kendi davranışı ile diğer borçlunun durumunu ağırlaştıramayacağı hususları düzenlenmiştir.
Davacı …’nın ödemesinin dayanağı olan olan kaza nedeniyle zarar gören hak sahiplerine karşı müteselsilen sorumlu olan eldeki davanın taraflarından …’nın, hak sahiplerinin açtığı davada şahsi def’i niteliğinde olan zamanaşımı def’ini ileri sürmediği de dikkate alınarak, BK’nın 165. maddesi dahilinde davacı …’nın davalı …’a rücu hakkının olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Açıklanan maddi ve hukuki nedenlerle; borçtan müteselsilen sorumlu olan taraflardan …’nın kendisine ilişkin şahsi def’i niteliğindeki ıslaha karşı zamanaşımı def’ini ileri sürerek sorumluluktan kurtulma imkanı bulunmasına rağmen, bunu ileri sürmeyerek 12.000,00 TL. maddi tazminat ile fer’ilerinden sorumluluk altına girmesinin, müteselsil sorumlu (davalımız) …’ın durumunu ağırlaştıramayacağına ilişkin BK md. 165 hükmü dikkate alınarak, …’nın davalıya rücu edebileceği miktar (davalı …’ın müteselsil sorumluluk gereği sorumlu tutulduğu miktarın 1.000,00 TL. ile sınırlı olduğu; davacımız …’nın aracın trafik sigortacısı iflas ettiği için ödediği 18.000,00 TL. için rücu hakkının bulunmadığı hususları gözden kaçırılmadan) bulunup bulunmadığının hükümde tartışılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 29/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.