YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3177
KARAR NO : 2011/12697
KARAR TARİHİ : 15.09.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, oğlunun üstün başarılı olması nedeni ile burslu öğrenim hakkı kazanarak 2003-2004 Eğitim ve Öğretim döneminden itibaren 3 yıl süre ile davalı Vakfın “Özel Ayazağa Işık İlköğretim Okulunda” öğrenim gördüğünü, ancak burslu öğrenim hakkının kullanılabilmesi için taahhütname imzalamasının ön koşul olarak ileri sürüldüğünü ve 17.6.2003 tarihinde taahhütnameyi imzaladığını, öğrencinin ilköğretim 6,7 ve 8.sınıflarını başarı ile bitirdiğini 2006 yılı “OKS” sınavında üstün başarı göstererek Robert Kolejde okuma hakkı kazandığını, öğrencinin okula kaydının yapılarak öğrenimini sürdürmesi üzerine davalı tarafından 28.8.2006 tarihinde gönderilen yazıda taahhütnameye dayalı olarak 27.355.00 YTL’nin ödenmesinin istendiğini, taahhütname ve hukuki yollara başvurulacağı yönündeki ihtari baskı nedeni ile davalının öğrenim ücreti adı altında istediği 27.355.00 YTL’nin ödendiğini, ancak bir başka öğrenci velisinin imzaladığı taahhütnameye dayalı olarak benzer biçimde öğrenim ücretinin istenmesi ve ücretin tahsili istemi ile … 2. Tüketici Mahkemesinin 2007/174 Esas sayılı dava dosyası üzerinden davalı Vakfın açtığı davanın reddedildiğini ve red kararının Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 2007/13758 Esas 2008/3423 karar sayılı ilamı ile 11.03.2008 tarihinde onanarak kesinleştiğini, imzalanan taahhütnamenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, davalının Eğitim bursunu geri istemesinin hukuka aykırı ve haksız olduğunu, bu durumu mahkeme kararının verilmesi ile öğrendiğini ve bunun üzerine ödenen bedelin iadesi için davalıya … 16. Noterliğinin 19.8.2008 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak geri ödeme yapılmadığını bildirerek … olduğu 27.355 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacıdan 17.06.2003 tarihinde alınan tahhütnamenin tek taraflı olarak düzenlendiği, tüketici aleyhine dengesizliğe 2011/3177-12697
neden olduğu, taahütnamenin önceden hazırlanan standart belge olduğu, tüketicinin taahhütnamenin içeriğine etki edemediği, tüketici ile müzakere edilmediği bu nedenle taahhütnamenin 4077 sayılı yasanın 6. Maddesi kapsamında haksız şart içerdiği ve tüketici-davacı yönünden taahhütnamenin bağlayıcı olmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 17.6.2003 tarihli taahhütnameyi imzalayarak davalı vakfa verdiği ve 2003-2006 yılları arasında davacının oğlunun davalı vakfa ait okulda burslu olarak okuduğu, ilköğretim kısmını bitirdikten sonra başka bir okulun lise bölümüne kaydını yaptırması üzerine davalı tarafından gönderilen 28.8.2006 tarihli ihtar üzerine, verilen taahhütnameye dayalı olarak davalıya 27.355. TL ödeme yaptığı hususları sabittir. Borçlar Kanununun 62. maddesine göre, borçlu olmadığı şeyi ihtiyariyle ödeyen kimse, kendisini borçlu zannederek ödediğini ispat etmedikçe, onun istirdadını isteyemez. Somut olayda davacı, davalıya ait okulda oğlunun burslu olarak eğitim görebilmesi için davaya konu taahhütnameyi vermiş ve aykırı davranış halinde taahhütnamede yazılı bedeli ödeyeceğini bildiği gibi, hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden kendi iradesiyle ödeme yapmış olup, davacının hataen kendisini borçlu zannederek ödeme yaptığını kabule olanak bulunmamaktadır. O halde ödenen bedelin istirdatı istenemeyeceğinden, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.