YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3158
KARAR NO : 2012/8663
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tüketiyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile yapmayı planladığı toplu konutlardan bir tanesinin satışını konu edinen 24.03.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede konutun teslim süresinin 16 ay olarak kararlaştırıldığını, ancak konutun teslim edilmesi gereken tarihten 14 ay sonra teslim edildiğini belirterek, geç teslim nedeniyle kira kaybına karşılık olmak üzere 4500 TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalı; konutun dava açılmazdan evvel dava dışı 3. kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 4500 TL’nin dava tarihinden, 321 TL’nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile davalı TOKİ’den satın aldığı taşınmazın geç teslim edildiğini belirterek, geç teslimi nedeni ile kira kaybı talebinde bulunmuş olup, davalı ise; davaya konu taşınmazın dava açılmazdan evvel dava dışı 3. kişiye devredildiğini, bu nedenle davacının dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiş, mahkemece bilirkişi raporuna atıf ile ve davacının konutu teslim aldıktan sonra devrettiğinden dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde mevcut davacı ile dava dışı …arasında tanzim edilen 14.09.2010 tarihli devir protokolüne göre; davacının sözleşmeden doğan her türlü hak ve yetkilerini dava dışı …’a devrettiği anlaşılmaktadır. Eldeki davanın, devir sözleşmesi tarihinden sonra 14.03.2011 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmış olmasına göre; davacının anılan sözleşme uyarınca eldeki davayı açma hakkı bulunmayıp, bu nedenle davanın husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.