Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4540 E. 2011/12107 K. 12.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4540
KARAR NO : 2011/12107
KARAR TARİHİ : 12.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, dava dışı çocuklarının düğünü için Kırklareli Devlet Su İşleri 112.Şube Müdürlüğüne ait düğün salonunu 15/06/2008 pazar gününün gecesi için kiraladıklarını, düğünün yapılacağı DSİ 112. Şube Müdürlüğü’ne ait salonda nikahın kıyılacağı zaman elektriklerin kesildiğini ve arızalı olan jeneratörün devreye sokulamadığını, bu nedenle nikahın kıyılamadığını ve düğün için gelen misafirlerin dağıldığını. bu duruma davalının düğün salonunu düğüne uygun hale getirmeyerek taahhütlerini ihlal etmek sureti ile sebep olduğunu, meydana gelen bu olay nedeni ile derin elem ve üzüntü yaşadıklarını beyanla, davacı baba Murat için 5.000,00 TL anne Hafize için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL manevi tazminatın 15/06/2008 tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin ve tarafların kabulüne göre; davaclır ile davalı arasında davalıya ait salonun düğün salonu olarak kiralanması hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır, uyuşmazlık düğün esnasında davalının jenaratör bulundurma zorunluluğu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin içeriği nazara alındığında, davalı kiralayan olarak düğün süresince düğünün bu bağlamda elektrik kesilmesi halinde jeneratör bulundurmak ve devreye sokmak yükümlülüğü de taşımaktadır.
2011/4540-12107
Dosya içerisinde, elektrik kesilmesini müteakip jeneratör’ün devreye girmediği ve düğün merasiminin de istenildiği gibi gerçekleştirilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıların bu durum karşısında kişilik haklarına mevcut bir saldırının varlığı kabul edilerek mahkemece uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.