YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9811
KARAR NO : 2012/46241
KARAR TARİHİ : 24.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Sanığın, borcu makbuz karşılığı ödenen 28.04.2001 tanzim, 27.10.2001 vade tarihli, 4780 dolar tutarındaki senedi … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1278 sayılı dosyası aracılığıyla tahsil edebilmek amacıyla takip başlatarak bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Katılan … tarafından sanık aleyhine açılan … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/208-2007/534 Esas-Karar sayılı dosyasının, mahkemenin 22.12.2005 tarihli ara kararıyla sonucunun beklendiği menfi tespit davasının konusunun, … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1278 esas sayılı dosyasında takip konusu yapılan 28.04.2001 tanzim, 27.10.2001 vade tarihli, 4780 dolar tutarındaki senedin bedelsiz kalmasına ilişkin olduğu, 22.12.2005 ve 16.06.2009 tarihleri arasında söz konusu davanın beklendiği dosyada, mahkemenin hukuk mahkemesindeki dava sonucunu beklemesine gerek olmadan toplanan delillere göre suçun oluşup oluşmadığının tayin edilebilmesinin mümkün olması karşısında gereksiz olarak verilen bekleme kararının sanık aleyhine hukuki sonuç doğurmayacağı ve bu bekleme süresinin TCK.nun 107.maddesinde belirtilen zamanaşımını durduran süre niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, bekletici mesele yapılan tarihler arasında zamanaşımının durduğu yönündeki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Suç tarihi olan 2002 yılından temyiz inceleme gününe kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.