YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/158
KARAR NO : 2022/5383
KARAR TARİHİ : 30.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören …’nün gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Kurumun CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
… işletme müdürü olarak görev yapan sanık … ve saha koordinatörü olan … ve aynı sahada sorumlu …’in, köy muhtarı …, görgü tanıkları …, …’ın beyanlarına göre kendilerine iletilen suça konu alanda meydana gelmiş tehlikeli durumdan haberdar olmalarına rağmen gerekli tedbirleri almadıkları, savunmalarında belirttikleri şekilde denetim yaptıklarına dair sundukları formların sahadaki mevcut durum ile örtüşmediği, üç kişilik uzman heyet tarafından hazırlanmış raporda da sanıkların kusurlu olduklarının tespit edilmesi karşısında, sanıkların yangının meydana gelmesinde kusurlu olduklarının kabulünün gerektiği, bu itibarla öncelikle;
… tarafından tanzim edilen 20.08.2013 tarihli tutanakta 270 numaralı bölmede yangın çıktığı ve 6000 m2 alandaki bitki örtüsünün yandığının tespit edildiği, dosya içinde bulunan suça konu yere ait Amenajman haritasında yangının OT(orman toprağı) rumuzlu alanda meydana geldiğinin orman idaresi tarafından belirtilmesine göre; öncelikle suça konu yerde orman ve arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kesinleşmiş orman kadastro haritasının temini, eğer kesinleşmiş bir orman kadastrosu mevcut değilse, ilgili orman idaresinden, suça konu sahada orman tahdidi yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise kesinleşme tarihi, tahdit haritası ve tutanaklarının getirtilmesi, orman tahdidi de yapılmamış ise dava konusu yere ait hava fotoğraflarının celbedilerek en eski tarihli memleket ve amenajman haritaları
ile hava fotoğraflarının, mahallinde zabıt mümziinin yer gösterimi suretiyle ve farklı bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyeti vasıtasıyla yapılacak keşifte zemine uygulanarak tüm teknik ve idari özellikleri irdelenerek, dava konusu yerin suç tarihi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının; halihazırdaki durumu itibariyle orman vasfında olmamakla birlikte, salt toprağının dahi orman olarak kabulü gerekeceği cihetle suça konu yerin vasfının orman olarak tespiti halinde, sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunun 110/3. maddesi, orman vasfında olmadığının belirlenmesi halinde ise taksirle yangına neden olmak suçundan TCK.nın 171/1-a maddesi uyarınca zamanaşımı hususu da değerlendirilerek, hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan idare vekilleri ve sanıklar müdafinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi