Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/11399 E. 2012/46357 K. 25.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/11399
KARAR NO : 2012/46357
KARAR TARİHİ : 25.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suç tarihinden yaklaşık üç yıl kadar önce katılan …’nin suça sürüklenen çocuğun annesine sahip çıkması yönünde telkinde bulunduğu ve … attığı bu nedenle aralarında gerginliğin oluştuğu, olay günü geceleyin katılan ve şikayetçinin oturduğu evin kurşunlandığı ve camın kırıldığı ayrıca pencere çevresindeki duvarda dağınık şekilde av tüfeği saçmalarının oluşturduğu izlerin bulunduğunun tespit edildiği, suça sürüklenen çocuğun babası adına ruhsatlı bir tüfeğin bulunmasına rağmen yapılan tüm araştırmalara rağmen ele geçirilemediği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Mahkemece dinlenen tanıklardan suça sürüklenen çocuğun anneannesi olan …’in değişmeyen anlatımlarında; suça sürüklenenin annesi olan diğer tanık … ile telefon da konuşurken, suça sürüklenenin “Basri’ye söyle bana … atmak nasılmış, ben yaptım” şeklinde suçu ikrarına yönelik söylemini duymaya ilişkin tanıkların ifadeleri arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla her iki tanığın mahkemece yüzleştirilerek, beyanları arasındaki çelişki giderilmeden,
2-Suça sürüklenen …’ın 09.06.2010 tarihinde talimat mahkemesinde alınan savunmasında, olay tarihinde Mahmudu köyünde olduğuna dair dinletmek istediği tanıkları; Önder Özdaş, … Özdaş ve … Cem Özdaş’ın olaya ilişkin bilgi ve görgüye dayalı ifadelerinin tespit edilmemesi,
3-Suç tarihi ve yaşı itibariyle Çocuk Koruma Kanunu kapsamında bulunan … hakkında, Çocuk Koruma Kanunu’un 35.maddesine göre “sosyal inceleme” yaptırılmadığı görülmekle; aynı maddenin 3. fıkrası dikkate alınmadan “sosyal inceleme yaptırılmamasının” gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün istem gibi BOZULMASINA, 25.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.