YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/18624
KARAR NO : 2011/6588
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bankanın Bahçelievler semtinde bulunan özel bankacılık şubesindeki ATM’den, banka kartı ile emekli aylığını çekmek isterken, “manyetik alan bozuk” yazısının çıktığını, kartının da alıkonulduğunu, şifresini yazarak yeniden denemesine rağmen kartını geri alamadığını, yakında bulunan ev telefonundan aramak suretiyle kartını iptal ettirdiğini, bu arada hesabından 2.125,00 TL çekildiğini öğrendiğini, Bankanın ATM cihazı ile ilgili koruma önlemi almayıp, kamera da bulundurmadığından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 2.125,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait banka kartı ile şifre kullanılarak yapılan işlem nedeniyle Bankanın sorumlu tutulamayacağını, savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yukarda kısaca özetlendiği gibi davacı, banka kartı ile emekli aylığını çekmek isterken geri alamadığını, kartını iptal ettirmişse de, bu arada başkaları tarafından kullanılarak hesabından para çekildiğini, gerekli güvenlik
önlemlerini almayan davalı Bankanın olaydan dolayı sorumlu olduğunu belirterek, hesabından çekilen paranın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, ATM cihazlarında yeterli önlem ve güvenlik tedbirlerini almayarak, banka kartının kötü niyetli üçüncü kişilerce ele geçirilmesine olanak veren davalı Banka, kusurlu ve davacının zararından sorumludur. Bununla beraber, 5464 sayılı Kanunun 16. maddesinde, Banka kartları ve şifrelerinin özenle korunması ve bilgilerinin saklanması hususunda, kart sahiplerine de görev ve sorumluluk yüklenmiştir. Kredi kartı sahibi, Banka ile sözleşme imzaladığı ve kartın kendi zilyetliğine geçtiği andan itibaren anılan yasa gereğince, gerek kendisine tevdi edilen kredi kartını, gerekse bu kartın kullanılması ile ilgili bilgileri koruma ve saklama ile yükümlü olduğu gibi, kartın veya bu bilgilerin kaybolması veya çalınması halinde de, durumu derhal kart çıkaran kuruluşa bildirmekle de sorumludur. Haksız olarak elde edilen kredi kartının kullanımı, aynı zamanda kart şifresinin de bilinmesi ile mümkündür. Somut olayda, davacının da, kart şifresini kötüniyetli üçüncü kişilerin öğrenmesine imkan vermesi ve olayı müteakip Bankayı aramakta gecikmesi nedeniyle müterafık kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda tarafların kusur oranları belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince, davcının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, 26.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.