YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13227
KARAR NO : 2011/15628
KARAR TARİHİ : 28.10.2011
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 01.03.2010 tarih ve 720-75 sayılı hükmün Dairenin 30.3.2011 tarih ve 9551-4830 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının 20.3.2006 tarihli belge ile murisinden kalan taşınmazlardaki hisselerini 20.000 TL ye kendisine sattığını, ancak davalının bilahare satıma konu hak ve hisselerini dava dışı üçüncü kişilere sattığını, … olduğu satış bedelinin iade edilmediğini, tahsili için başlattığı icra takibine de davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazinatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibn devamına ve asıl alacak üzerinden %40 tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen hüküm davalının temyizi üzerine dairemizce onanmış, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1–Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre Sair karar düeltme talebinin reddine.
2-Dava, alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. Davacı, davalının murisinden kalan taşınmazlardaki hisselerini satın aldığını ve satış bedelini ödediğini ileri sürmüş, davalı ise sözleşmede kararlaştıralan satış bedelinin ödenmediğini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflarca düzenlenip imza altına alınan sözleşmede “ Satış vaadi bedeli olan 20.000 YTL parayı …’den nakten ve tamamen aldım ” ibaresi yer almaktadır. Bu durumuda satış bedelinin ödenmediğinin isbat yükü borçlu olan davalıya ait olup savunmasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Davada miktar itibariyle tanıkda dinlenemez. Ne varki davalı cevap 2011/13227-15628
dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca mahkemece davalının davacıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulması gerekirken, bu husus zuhulen gözden kaçırılmış olduğundan, Dairemizin 30.3.2011 tarih 2010/9551 esas, 2011/4830 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına hükmün yukarıda açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Birinci bentde yazılan nedenle sair karar düzeltme nedenlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemizin 30.3.2011 tarih 2010/9551 esas, 2011/4830 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün davalı lehine BOZULMASINA, 28.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.