Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/25934 E. 2012/21751 K. 15.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25934
KARAR NO : 2012/21751
KARAR TARİHİ : 15.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddeleri gereğince düşme

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının tefhim tarihinden başlayan bir aylık temyiz süresinin 13.08.2011 tarihinde adli tatil içinde dolduğu, temyiz süresinin adli tatilin bitiminden itibaren üç gün uzayacağı, bu itibarla temyizin süresinde yapıldığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki red öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
20.01.2001 tarihinde sanık … üzerinde yapılan arama sonucu 2863 sayılı kanun kapsamında tescil ve tasnife tabi müzelerde korunması gerekli sikkelerin ele geçirildiği olayda; eyleminden dolayı sanık …’ın diğer sanıklar …… ve … ile birlikte yargılandığı, 13.02.2006 tarihinde sanık …’in beraatine, sanıklar … ve …’in mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu kararın sanık … müdafii tarafından temyiz edildiği, kararın sanık …’a tebiğ edilmediğinden eksikliğin giderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2008 tarihinde dosyayı mahalline iade ettiği, bunun üzerine sanık …’a gerekçeli kararın Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 02.07.2008 tarihinde tebliğ edildiği, ancak tebligat parçasında tebliğ eden memurun imzasının bulunmadığı, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin temyiz incelemesi sonucu 21.02.2011 tarihinde sanık … yönünden düşme kararı verildiği, kesinleştirme aşamasında sanık …’a geçerli tebligat yapılmadığının anlaşılması üzerine gerekçeli kararın sanığa 06.05.2011 tarihinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre usulüne uygun şekilde yapıldığı, mahkemenin 13.07.2011 tarihli ek kararla gerekçeli kararın zamanaşımı dolduktan sonra tebliğ edildiğinden bahisle verilen düşme kararı hukuki değerden yoksun olduğundan; mahkemenin 13.07.2011 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı kanunun 70. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 20.01.2001 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.