Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/18237 E. 2012/13941 K. 30.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/18237
KARAR NO : 2012/13941
KARAR TARİHİ : 30.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, mülkiyeti davalı idareye bağlı mecuru, 03.05.2006 başlangıç tarihli kira kontratı ile 31.12.2006 tarihine kadar içkisiz kafe olarak kiraladığını, davalı tarafından 07.12.2010 tarihinde tebliğ edilen 26.11.2010 tarihli yazı ile 2011 yılı için kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve 31.12.2010 tarihinden itibaren boşaltılmasının istendiğini, ancak 1 ay önceden bildirim koşuluna uyulmadığını ve 6570 sayılı Yasanın 7/ç made ve fıkrasında yazılı koşulların oluşmadığıın ileri sürerek kiracılığının tespitine ve kira parasının ödenmesi için tevdi mahalli tayinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının 01.01.2011 tarihinde başlayan yeni dönem için kiracı olduğunun tespitine, tevdi mahalli talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, mülkiyeti davalı idareye bağlı mecuru, 03.05.2006 başlangıç tarihli kira kontratı ile 31.12.2006 tarihine kadar içkisiz kafe olarak kiraladığı, davalı idarenin 07.12.2010 tarihinde davacıya tebliğ edilen 26.11.2010 tarihli yazı ile 2011 yılı için kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği ve 31.12.2010 tarihinden itibaren boşaltılmasının istendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taşınmazın 2886 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu sabittir. 2886 sayılı Yasanın 75. maddesinin dava konusu taşınmazı da kapsadığı ihtilafsız olup, bu durumda uyuşmazlığın 2886 sayılı Yasa kapsamında çözülmesi gerekir. Anılan yasal düzenlemeye göre, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin, kira süresinin dolduğu tarihten itibaren, sürenin dolması ile, kira akdinin süresiz hale gelmeyip sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının fuzuli şagil durumuna düştüğü davalı kiralayanın tahliye istemesinde haksız bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, aşağıda dökümü yazılı 768,00 TL. kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 30.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.