Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/19640 E. 2012/21879 K. 16.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19640
KARAR NO : 2012/21879
KARAR TARİHİ : 16.10.2012

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1)Sanıklar …, …, … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-son; 5237 sayılı TCK’nın 62, 53; 5272 sayılı CMK’nın 231 maddeleri mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması,
2)Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-son; 5237 sayılı TCK’nın 62,53, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık … … hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sanıklar …, … ve … haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sanıklar …, … ve … müdafii, katılan vekili ile Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin yokluğunda verilen ve 18/09/2009 tarihinde tebliğ edilen hükmün 1412 sayılı CMUK’ un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 06/01/2010 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
Sanıklar …, … ve … haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, Mahalli Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesince bu konuda kesin olarak karar verildiği, sanıklar müdafii yönünden ise aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Sanık …’un mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 104/2. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 30/09/2003 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının DÜŞMESİNE, Çivril Adli Emanetin 2003/176 sırasında kayıtlı eşyaların sahibine iadesine, 16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.