Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/2023 E. 2016/7222 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2023
KARAR NO : 2016/7222
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa Muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

2005 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiası ile açılan davada kullanılan son fatura tarihinin 30.06.2005 olması ve suç tarihinin sahte faturaların KDV beyanamesinden kullanılmış olması nedeniyle 21.07.2005 olacağı cihetle, gerekçeli kararda 05.10.2011olarak yazılan suç tarihinin 21.07.2005 şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanığın yetkilisi olduğu şirketin 2005 takvim yılında sahte fatura kullandığının kabul edildiği olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi amacıyla; sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen kişi/şirketler hakkında karşıt inceleme raporlar düzenlendiği görülmekle, sahte fatura düzenleyen ilgili kişi/şirketler hakkında düzenlenen raporları getirtilerek, kişi/şirket yetkilileri hakkında dava açılmış olup olmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde, dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesinde onsekiz aydan üç yıla kadar hapis cezası, aynı eyleme karşılık gelen ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesi ile değişik 213 sayılı Kanun’un 359/b-1. maddesinde ise üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 359/b-1. maddesindeki cezanın lehe olduğu gözetilmeden ve lehe Yasa karşılaştırması da yapılmadan temel cezanın üç yıl hapis olarak tayini suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
Kabule göre de;
3-Aynı takvim yılında birden fazla sahte fatura kullandığı kabul edilen sanık hakkında TCK’nun 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
4-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeperden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 26.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.