YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4754
KARAR NO : 2011/13159
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının yakını olan … lehine senet düzenlediğini, davalı tarafından söz konusu senedin lehdar hanesi ve miktar bölümü doldurularak, aleyhine takip başlatıldığını, oysa ki davalıya ve dava dışı …’a herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek, icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kambiyo senetlerinin, asıl alacak ve borç ilişkisinden mücerret olduğunu, kaldı ki taraflar arasında traktör alışverişinden kaynaklanan alacak borç ilişkisinin de bulunduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, senette bedel kaydı olmadığı, ancak davalı tarafından, davacı ile aralarında traktör alışverişinden kaynaklanan alacak borç ilişkisi bulunduğu belirtildiğinden, senedin bu şekilde talil edildiği, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davacıya traktör satıldığının ispat edilemediği, yemin teklif etme hakkının da kullanılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takip konusu bono nedeni ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacının keşidecisi, davalının da lehdarı olduğu, 12/03/2009 tanzim ve 30/10/2009 ödeme tarihli 11.000,00 TL miktarlı bono nedeniyle, bono keşidecisi davacı tarafından açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, senetteki imza inkar edilmemiş, ancak senedin davalıya 2011/4754-13159
verilmediği ve bedelsiz olduğu iddia edilmiştir. Bu durumda davada ispat yükü davacıya ait olup, senedin boş olarak düzenlendiğinin ve davalı tarafça rızası hilafına doldurularak takip konusu yapıldığının davacı tarafından yasal delillerle ispat edilmesi gereklidir. Takip konusu senette ihdas nedeni mevcut olmadığından, mahkemenin kabulünün aksine, senedin davalı tarafından talilinden, dolayısıyla ispat yükünün yer değiştirildiğinden de söz edilemez. O halde mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu gözetilerek davacının bu konudaki tüm delilleri sorulup, dava dilekçesinde “yemin” delilline de dayanılmış olması nedeniyle davacıya gerektiğinde karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu da hatırlatılmak suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, senedin talil edildiğinden bahisle ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.