Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/7487 E. 2011/5962 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7487
KARAR NO : 2011/5962
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tİc.Mah.Sıf.)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, davalıya fazladan ödenen iş bedelinin iadesi istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 27.09.2002 tarihli adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Davacı yüklenici; davalı ise alt yüklenicidir. Yanlar arasındaki sözleşme Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir “eser” sözleşmesidir. Davacı, davalının yaptığı iş tutarının 223.024,34 TL olmasına karşın, kendisine 241.850,00 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek 18.825,71 TL fazladan yapılan ödemeye ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf ise, sözleşme konusu işin yapılarak eksiksiz ve kusursuz olarak davacıya teslim edildiğini ve ödenen bedeli hak ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 2/2. maddesi gereğince, davalı alt yüklenici, … Emniyet Müdürlüğü Polis Lojmanlarının plastik kapı ve pencereleri ile ahşap kapıların malzemeli olarak imâlatını ve montajını sözleşmede kararlaştırılan fiyatlarla yüklenmiştir. Sözleşme konusu işin yüklenici; somut olayda davalı alt yüklenici tarafından eksik bırakıldığını davacının yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Oysa, işin uzmanı olmayan bilirkişiye davalı tarafından düzenlenen faturalar ile davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgelerin karşılaştırılması yaptırılarak mahkemece rapor alınmış ve hükme dayanak alınmıştır.
Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8. maddesi gereğince, vergi yükümlüsü Vergi Kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden, gerçek ve tüzel kişilerdir. Vergi sorumlusu ise, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Mahkemece, açıklanan bu hususlar gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporu dayanak alınarak, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; inşaat mühendisi ve mimarlardan oluşacak bilirkişi heyeti ile yerinde keşif yapılmak suretiyle, davacı tarafından yasal delillerle eksik işin varlığının kanıtlanması durumunda yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun şekilde davalının hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.