Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/1812 E. 2011/7764 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1812
KARAR NO : 2011/7764
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı vekili 20.06.2008, 15.07.2008 ve 31.07.2008 tarihli sipariş fişinde belirtilen malzemelerin basım işini yaparak siparişi veren ve davalı şirketin istihdam ettiği kişi olan …’a teslim edildiğini ve 10.10.2008 tarih, 941, 942 ve 944 numaralı faturalar keşide edilerek davalıya tebliğ olunduğunu ve toplam fatura bedellerinden 3.400,00 TL’nin tahsil edildiğini, davalı tarafın faturalara itirazının dayanağının bulunmadığını ileri sürerek 36.928,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı tarafından keşide olunan ve az yukarıda tarih ve numaraları yazılı üç adet fatura, davalı şirkete tebliğ olunmuş ve şirketin yetkili temsilcisi tarafından Kocaeli 1. Noterliği aracılığıyla davacıya gönderilen 16.10.2008 tarih ve 22756 yevmiye numaralı ihtarname ile TTK’nın 23/II. maddesi hükmünde öngörülen sekiz günlük süresi içinde kapsamlarına yani faturalarda gösterilen bedellere itiraz edildiği halde; yanlar arasındaki akdî ilişkinin varlığı kabul edilmiştir. Buna göre, yanlar arasındaki akdî ilişki, BK’nın 355. maddesi hükmünde tanımı yapılan bir eser sözleşmesi niteliğinde olup; davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davalı şirket temsilcisi, bedellerine itiraz ettiği faturalar, irsaliyeli fatura niteliğinde olduğu halde, faturaların konusu olan işlerin davalı şirkete teslim olunmadığı yönünde bir itiraz ileri sürmemiştir. TTK’nın 540 ve 542. maddeleri hükümleri gereğince, şirketin temsil organı olan şirket müdürü tarafından yapılan bildirimler şirketi bağlar.
Ancak, yanlar arasındaki iş bedeli çekişmelidir. Sipariş fişlerini düzenleyen …’ın davalı şirketi temsile yetkili olduğu davacı yanca kanıtlanamadığından onun tarafından imzalanan belgeler, davalıyı bağlayıcı olmaz. BK’nın 366. maddesi hükmü gereğince yanlarca önceden iş bedelinin kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olması ve bedelde de uyuşmazlık bulunması halinde iş bedeli, işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa fiyatlarına göre bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılacak inceleme sonucu mahkemece saptanır. Bu nedenle; mahkemece, hukuksal olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak yanlar arasındaki uyuşmazlık sonuçlandırılmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.