YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12111
KARAR NO : 2012/13835
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.06.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davalılardan … ve … takdiri mahkemeye bıraktıklarını, davalılar … ve … davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar ise davaya karşı cevap vermemiştir.
Mahkemece, 4623 parsel sayılı taşınmaz lehine, 4622 parsel sayılı taşınmaz üzerinden fen bilirkişisinin 06.01.2010 tarihli bilirkişi krokisinde gösterilen 1 numaralı güzergahtan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu olayda 23.12.2009 tarihinde keşif yapılmış ve bilirkişi raporunda belirlenen geçit bedeli keşif tarihi itibari ile hesaplanmıştır. Karar tarihi ile geçit bedelinin belirlendiği keşif tarihi arasında 25 aydan fazla süre geçmiştir. Taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş olması sebebi ile hüküm tarihine yakın yeni bir bedel tespit edilerek geçit hakkı tesisine karar verilmelidir.
Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz itirazlarıının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.