YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7268
KARAR NO : 2012/4170
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin … adına … tarafından itiraz edilmesi nedeniyle durması sonucu itirazın iptâli, icra takibinin devamı, icra inkâr tazminatının tahsili istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı …’nı temsilen İlçe Kaymakamı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici şirket vekili Suşehri 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8 sayılı takip dosyasıyla başlattığı icra takibinde 24.612,00 TL iş bedelinin tahsilini istemiş, icra takibine 12.12.2008 tarihli faturayı dayanak yapmıştır.
İcra takibine … adına itiraz eden …, icra takibine dayanak yapılan faturayı kabul etmediklerini, icra takibini başlatan şirketle aralarında alacak ve borç münasebeti bulunmadığını, icra takibini başlatan şirketin herhangi bir hizmet ve mal alımlarının sözkonusu olmadığını bildirmiştir.
Davacı yüklenici şirket vekili tarafından Mesudiye Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tespit isteminde bulunulmuş; inşaat mühendisi …’in hazırladığı raporu dosyaya konmuş, Bayındırlık birim fiyatlarına göre iş bedeli hesaplanmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz eden kaymakam … itiraz dilekçesinde, icra takibine karşı yapılan itirazlara benzer nitelikte itirazlarda bulunmuş, yargılama sırasında da aynı itiraz ve savunmaları tekrarlayarak, davacı şirketle akdî ilişkilerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı Kaymakamlık akdî ilişkiyi kabul etmemektedir. Taraflar arasında yapılmış yazılı bir sözleşme yoktur. Davaya konu teşkil eden miktar dikkate alındığında, HUMK’nın 288. maddesi ve temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan HMK’nın 200.
maddesi uyarınca akdî ilişkinin yazılı belge ile kanıtlanması zorunludur. Mahkemece akdî ilişkiyi kanıtlar yazılı bir belgenin bulunmadığı dikkate alınmaksızın ve akdî ilişkinin ne şekilde kabul edildiği açıklanmaksızın, taraflar arasında akdî ilişkinin kurulduğu kabul edilerek işin esası hakkında inceleme yapılıp hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. Ancak davacı yüklenici şirket vekili gerek dava dilekçesinde ve gerekse delilleri bildirdiği 30.09.2009 tarihli dilekçesinde, “diğer yasal deliller” ibaresini kullanmakla yemin deliline de dayandığına göre, davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, bunun sonucuna göre akdî ilişkinin kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığına göre, iş bedelinin Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca işlerin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerekirken, Bayındırlık birim fiyatlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması da kabul şekline göre bozma nedenidir.
Yapılacak iş, yukarıda açıklandığı şekilde davacı şirket vekiline davalı … temsilen İlçe Kaymakamına yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılmasından, bunun sonucuna göre akdî ilişkinin kurulup kurulmadığının değerlendirilmesinden, akdî ilişkinin kurulduğu kanıtlanamazsa, davanın reddedilmesinden, yemin sonucu akdî ilişkinin kurulduğu kabul edilecek olursa, iş bedelinin yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayicine göre konunun uzmanı bir inşaat mühendisi bilirkişiye yerinde keşif yapılarak hesaplattırılmasından, sonucuna göre değerlendirme yapılıp hüküm kurulmasından, bu durumda bilirkişi raporu ile sonuca varılmış olacağından, davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddedilmesinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.