Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2012/1971 E. 2012/17930 K. 05.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1971
KARAR NO : 2012/17930
KARAR TARİHİ : 05.09.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan, sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin süreç içerisinde olay ile ilgili düzenlenen ön inceleme raporlarında sanıkların kusurlu davranışları ayrı ayrı belirtilmek suretiyle sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiğinin belirtildiği;Yüksek Sağlık Şurasının 26-29 Mayıs 2009 tarih ve 12172 sayılı kararında Pansitopeniön tanısı ile trombosit süspansiyonu gerekliliği nedeniyle İzmir Atatürk Eğitim Hastanesi dahiliye servisi ile görüşülüp sevki yapılmış olan ağır tablolu hastanın beklenen bir hasta olması sebebiyle bu hastanın yoğun bakım ünitesine yatırılması ve transfuzyon yapılması gerektiği, ancak hasta ile ilgilenilmediği,uzmanlara danışılmadığı, zamanında müdahale edilmediği ve tüm bunların ölüm üzerinde etkili olması sebebiyle sanık Doktor … ve sanık Doktor … ile hastayı 3. dahiliye servisinden acil servise gönderen kişinin de kusurlu oldukları, otopsi yapılmadığından kesin ölüm nedeninin belirlenemediği ve ayrıca mevcut tabloda hastaya gerekli şekilde müdahale edilse bile kurtarılamama ihtimali de olduğundan belirtilen kusurların ölüm üzerindeki etkisinin kesin olarak tespit edilemeyeceği,hastadan sorumlu olmayan sanık Doktor … ın ise kusursuz olduğu belirtilmiş ise de; Yüksek Sağlık Şurasının raporunun bağlayıcı olmadığı da nazara alınarak, sanıkların olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu olup olmadıkları ve gerekli tıbbi tedavinin yapılması halinde ölenin kurtarılıp kurtarılamayacağı Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden sorularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 05.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.