YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11910
KARAR NO : 2012/12481
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31.07.2009 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki, icra takibinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 471 ada 9 parsel sayılı taşınmazda 29 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında mevcut ipotek şerhinin vekalet aktinin kötüye kullanılarak tesis edildiği iddiasına dayalı ipotek şerhinin terkini ve icra takibinin iptali istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Elbirliği halinde mülkiyette, somut olayda olduğu gibi mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Türk Medeni Kanununun 701 ila 703. maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan her birinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.
Türk Medeni Kanununun 640. maddesinde bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki açtığı bu davaya devam edilebilmesi için kural olarak öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği benimsendiğinden, dava ehliyetinin varlığı mahkemece re’sen araştırılmalıdır.
Somut olayda; davacılar, 471 ada 9 parsel sayılı taşınmazda 29 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydında mevcut 28.02.2008 tarihli ipotek şerhinin dava dışı …’ın vekalet görevini kötüye kullanması sonucu tesis edildiğini belirterek ipoteğin kaldırılmasını istemişlerdir. Dosya içerisindeki dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde; davacılar …, …, …’ın 90/480’er paya sahip oldukları, 17.02.2009 tarihinde vefat eden anneleri …’ın 120/480 payı, dava dışı kardeşleri …’ın ise 90/480 payının bulunduğu görülmektedir. Mahkemece dava konusu 29 numaralı bağımsız bölümün maliklerinin paylarının tamamı üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava dışı … tarafından açılmış ipoteğin fekki davası olmadığı halde, tapu kaydındaki payı üzerinden ipoteğin kaldırılması doğru olmamıştır. Bununla birlikte paylı maliklerden … dava tarihinden önce 17.02.2009 tarihinde vefat etmiş olup hissesi elbirliği mülkiyeti rejimine tabidir. Bu pay üzerindeki ipoteğin fekki davasında ise davaya katılmayan ortakların muvafakat etmeleri bu da olmaz ise Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci huzuru ile davaya devamla bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 01.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.