Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2012/2291 E. 2012/4166 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2291
KARAR NO : 2012/4166
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, Borçlar Yasası’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan nama ifaya izin istemine ilişkindir. Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davalı yüklenici …, arsa malikleri … ile …’a ait Ankara İli Keçiören İlçesi, tapunun ada no:…, parsel no:6’da kayıtlı taşınmaza inşaat yapım işini üstlenmiştir. Taraflar arasında Altındağ Noterliği’nde 27.02.2004 tarih 02664 sayılı Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşme uyarınca taşınmaz arsaya 14 daire yapılacağı, bina ruhsat tarihinden sonra 18 ayda bitirilip iskân izni de alınıp teslim edileceği kararlaştırılmış, davalı yüklenici işe başlamış, edimini önemli oranda ifa etmiştir.
Borçlar Yasası’nın 97. maddesinde; “bir şeyin yapılmasına müteallik borç borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı masrafı borçluya ait olmak üzere borcun kendisi tarafından ifasına izin verilmesini talep edebilir” düzenlenmesine yer verilmiştir.
Davacı arsa malikinin nama ifa isteyebilmesi için borçlu yüklenicinin temerrüde düşmesi, arsa maliki davacının da kendi edimini ifa etmesi gerekir. Dava konusu somut olayda davalı yüklenici sözleşme hükmü olmasına rağmen inşaatın iskân iznini almamış temerrüde düşmüştür. Eldeki davada yapılan yargılama sırasında inşaata ilişkin proje, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, yapı ruhsatı getirilmiş, tarafların gösterdiği kanıtlar da toplandıktan sonra yerinde tatbiki keşif yapılarak uygulama uzman bilirkişi kurulunca sağlanmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda iskân izni alınması için gerekli masrafların tespit
edilmediği, bu eksikliğin giderilmesi gerektiği, davaya konu edilen 3 nolu dairenin dava tarihi itibariyle 80.000,00 TL değerde olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece yapılan yazışmalara göre yüklenicinin vergi dairesine 4.252,20 TL, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına 2.545,27 TL borcu olduğu tespit edilmiş dava konusu inşaata ilişkin yapı kullanma izin belgesi alınması için yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ayrıca arsa maliki ve sözleşmenin tarafı olan … vefat etmiş olup davacı olarak gösterilen …’tan başka …, …, … ve … adında dört mirasçısı daha bulunmaktadır. Bu mirasçıların da davada taraf olması, onların da huzuru ile davanın görülmesi gerekmektedir. Anılan hususların gözetilmemesi yerinde görülmemiştir.
O halde yapılması gereken iş 3194 Sayılı İmar Yasası’nın 21. maddesi gereğince yerel idarelerden yapı izni alınması zorunlu olup sözleşme gereğince iskân iznini alma yükümlülüğü yükleniciye ait bulunduğundan arsa maliklerinin açtığı nama ifaya izin davasıyla ilgili yapılması gereken tüm masrafların ilgili Belediye Başkanlığından, Vergi Dairesi Müdürlüğünden, Sosyal Güvenlik Müdürlüğü ve diğer ilgili tüm kurumlardan sorulup belirlenmeli, bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp nama ifaya konu miktar her türlü tereddüt ve kuşkudan uzak bir şekilde saptanıp bunların avans niteliğindeki parasal tutarı infazda tereddüt yaratmayacak şekilde karar yerinde yazılmalı, keza arsa maliki …’ın … dışındaki diğer mirasçılarının da davaya katılımı sağlanmalı, anılan eksiklikler giderilerek sonucu dairesinde karar verilmelidir.
Tüm bu yönler gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 900,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 04.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.