Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/782 E. 2011/2149 K. 08.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/782
KARAR NO : 2011/2149
KARAR TARİHİ : 08.04.2011

Davacı … İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ve … Yapı Endüstri Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı ile davalı DSİ Genel Müdürlüğü arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Prof.Dr…., Prof.Dr…., Prof.Dr….’dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 12.04.2010 tarih ve 2010/300 D.İş sayılı kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve dosya Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince 26.01.2011 tarihli yazı ile gönderilmiş duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Av. … ile davalı vekili … geldi. Hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.11.1998 tarihli sözleşmeden kaynaklanmıştır. Davacı “… İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. ve … Yapı Endüstri ve Ticaret Ltd. Şti. İş Ortaklığı” yüklenici, davalı DSİ Genel Müdürlüğü ise iş sahibi sıfatıyla sözleşmeyi imzalamışlardır. Davacı tarafından açılan davada katodik koruma sinyalizasyon işi, kalıp iskele bedeli, tatbikat ve iş sonu projelerinin hazırlanması bedeli, boru montajındaki randıman düşüklüğü sebebi ile oluşan ve geniş şev yapımından kaynaklanan alacakların tahsili istenmiş, hakem heyetince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı yüklenici iş ortaklığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Daire’mizin 28.04.2006 tarih ve 2006/712 Esas, 2006/2505 Karar sayılı bozma ilâmında; idarenin kalıp iskele bedeli ile tatbikat ve iş sonu projelerinin hazırlanması bedeli konusunda önceden yaptığı ödemeleri sonraki hakedişlerden kesmesinin yerinde olduğu, ancak kesintinin neden endekslenerek yapıldığı konusunda hakem kararında bir açıklamaya yer verilmediğinden, katsayı uygulamasının dayanağının hakem heyetince belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Daire’mizin bozma ilâmı üzerine oluşturulan hakem heyetince verilen 16.11.2007 tarihli hakem kararında, katsayı uygulamasının dayanağı olarak yanlar arasındaki sözleşmenin “48.1.3” maddesi hükmü gösterilmiştir. Hakem heyetinin bu konudaki gerekçesi Daire’mizin 25.11.2008 tarihli ilâmında da benimsendiğinden, bu konuda maddi hata yapıldığının kabulü mümkün değildir. Ayrıca 23.10.1972 tarih ve 1972/2 Esas, 1972/12 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, bozma kapsamı dışında kalan kısımların lehine karar verilen taraf için usuli kazanılmış hak teşkil edeceğine karar verilmiş olup, bu karar uyarınca hakem kararı hangi nedenle bozulmuş ise, yeniden seçilen hakemler yapılan bozma ile sınırlı olarak inceleme yapıp karar vermek zorundadır. Lehine karar verilen taraf için usuli kazanılmış hak teşkil eden yönleri tekrar tetkik edemezler ve bu hususlarla ilgili herhangi bir kararda veremezler.
Yukarıda yapılan açıklamalara, dosyadaki bilgilere, toplanan delillere, sözleşme ve yasa hükümlerine, temyiz incelemesine konu 12.04.2010 tarihli hakem kararının hüküm
bölümünün 1 numaralı bendinde “davanın kabulüne” kelimeleri bozma kararına uyulması yönünden kullanılmış olup, kısa kararla gerekçeli karar çelişkisi oluşturmayacağının anlaşılmasına göre, davacı yüklenici iş ortaklığının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Daire’mizin 28.04.2006 tarih ve 2006/712 Esas, 2006/2505 Karar sayılı bozma ilâmının 5. bendinde, “işin kapsamı hakem yargılamasının süresi ve davanın miktarı ile sözleşmede yargılama giderlerine ilişkin düzenleme dikkate alındığında hakem sekreteri için belirlenen ücretin miktarının fazla olduğu sonucuna varıldığı” belirtilmiş, yine Daire’mizin 25.11.2008 tarih ve 2008/4676 Esas, 2008/7011 Karar sayılı bozma ilâmının 2. bendinde de “…bozmadan önceki dönemle ilgili hakem sekreteri ücretinin ve keza bozmadan sonraki dönem için hakem sekreteri ücretinin ayrı ayrı işin kapsamı, hakem yargılamasının süresi, sarfedilen emek ve mesai, davanın miktarı ile sözleşmedeki yargılama giderlerine ilişkin düzenleme de gözönünde tutularak makul miktarda takdiri gerekirken fazla ücret tayininin doğru olmadığı” vurgulanmıştır. Daire’mizin 25.11.2008 tarihli bozma kararına rağmen, temyiz incelemesine konu hakemlerce verilen 12.04.2010 tarihli son kararda indirim yapılmakla birlikte her hakem heyeti için ayrı sekreter ücreti tayin edilmesi doğru olmamıştır. İşin kapsamı, hakem yargılamasının süresi, sarfedilen emek ve mesai, davanın miktarı gözönüne alındığında hakem sekreteri ücretinin 18.000,00 TL olması gerekir.
3-Hakem kararının bozulması üzerine yeni seçilen hakemlerin bakacakları dava, eski hakemlerde açılmış olan davanın devamıdır. Bu durum dikkate alınarak yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hakemlerce hüküm altına alınması gerekir. Daire’mizin 25.11.2008 tarihli bozma ilâmı üzerine seçilen hakem heyetince görülen davanın, bozma ilâmından önceki hakem heyetinde görülen davanın devamı olduğu dikkate alınmaksızın, sanki iki ayrı dava varmışcasına bozma ilâmından önceki hakem heyetince verilen karar için de ayrı bir vekâlet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/VII. maddesi uyarınca hakem kararının düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı yüklenici iş ortaklığının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hakem kararının hüküm fıkrasının 10. bendi ile 13. bendinin karardan çıkartılmasına, 3. bentte açıklanan nedenlerle hakem kararının hüküm fıkrasının 12. bendinin karardan çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin davalı iş sahibinden alınarak Yargıtay’daki duruşmada vekille temsil olunan davacı iş ortaklığına verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 08.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.