YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7491
KARAR NO : 2011/5961
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Tic.Mah.Sıf.)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, fazla ödendiği ileri sürülen iş bedelinin iadesi istemi ile açılmış; mahkemece, davanın kabulüne ve 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında 07.01.2005 tarihinde adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşme, Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde tanımı yapılan bir “eser” sözleşmesidir. Davacı, yüklenici; davalı ise alt yüklenicidir. Davalı, … Anadolu Öğretmen Lisesi’nin alüminyum doğrama işinin yapımını 287.390,18 TL götürü bedelle yüklenmiştir. Eser bedelinin tamamının, davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğu çekişmesizdir. Davacı taraf, kesin hesap çıktığında davalının hakediş tutarının 199.029,40 TL olduğunu ileri sürmüş; davalı ise sözleşme konusu işin ayıpsız ve eksiksiz olarak yapılıp teslim edildiğini ve sözleşme konusu iş bedelinin hak edildiğini savunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 365/III. maddesi hükmü gereğince, eser önceden tahmin edilen miktardan daha az bir emekle meydana gelmiş olsa bile, eser sahibi, götürü bedelin tümünü ödemek zorundadır. Ancak, sözleşme konusu işin yüklenici ve somut olayda davalı alt yüklenici tarafından eksik bırakılması halinde alt yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin, mahkemece, uzman bilirkişi aracılığıyla yerinde keşif yapılarak yüklenicinin işten el çektiği tarihteki yapılan işin varsa nefaset farkları da düşülerek tüm işe oranının saptanması; bu oranın götürü bedele uygulanması, çıkan bu miktardan ödenen miktar düşülerek varılacak sonucu göre belirlenmesi gerekir. Somut olayda ise; uzmanlığı dahi açıklanmayan bilirkişiye mahkemece, inceleme yaptırılmış ve sadece davalı tarafından keşide olunan faturalarla ödeme belgesi karşılaştırılarak 123.957,10 TL ödeme fazlası olduğu 07.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Oysa, eksik işin varlığının somut olayda davacı yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanması gerekir.
Diğer yandan, 213 Sayılı VUK.’nın 8. maddesi gereğince, vergi yükümlüsü, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüp eden gerçek ve tüzel kişilerdir. Vergi sorumlusu ise, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir. Mahkemece, açıklanan bu hususlar gözetilmeden eksik soruşturma ile ve yetersiz bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş; inşaat mühendisi ve mimarlardan oluşacak bilirkişi kurulu aracılığı ile yerinde keşif yapılmak suretiyle davacı tarafından yasal delillerle eksik işin varlığının kanıtlanması halinde yukarıda açıklanan yasal yönteme uygun şekilde davalının hak ettiği iş bedellerinin belirlenmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlığın çözümlenmesinden ibaret olmalıdır.
Açıklanan nedenlerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.