YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7278
KARAR NO : 2011/2278
KARAR TARİHİ : 14.04.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat … geldi. Davalılar avukatı ile davalı asil … gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca tapu iptâli ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
… 3. Noterliği’nde biçimine uygun olarak düzenlenen 06 Haziran 2006 tarih, 29779 yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davacı yüklenici, davalı arsa sahiplerine ait arsa üzerinde sözleşmede kararlaştırılan şekilde inşaat yapmayı üstlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde paylaşım düzenlenmiş olup arsa sahiplerine kalacak bağımsız bölümler belirtildikten sonra diğer bağımsız bölümlerin yükleniciye kalacağı kararlaştırılmıştır. Dava konusu 5 nolu bağımsız bölümün tapu payının yükleniciye devredilmediği, davacı yüklenicinin sözleşmeye ek olarak düzenlenen 04.02.2008 tarihli ek protokol ile otoparkta düzenleme yapmayı kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince yüklenicinin bedele, başka bir anlatımla sözleşmede kararlaştırılan tapu payı veya bağımsız bölümlere hak kazanabilmesi için inşaatı sözleşme ve ekleri ile tasdikli ruhsat ve projesi ile imara uygun olarak tamamlayıp arsa sahiplerine teslimi gerekir. Hükme esas alınan inşaat mühendisi ve hukukçudan oluşan bilirkişiler raporlarında, inşaatın tasdikli projesine uygun olmaması ve otoparkın İstanbul Otopark Yönetmeliği’ne uygun yapılmaması nedeniyle yapı kullanma izin belgesi alınmasının mümkün bulunmadığını belirtmiş iseler de, bilirkişi raporunda saptanan ruhsat ve projeye aykırılıklar belirtilmek suretiyle inşaatın yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı ilgili Belediye’den sorularak araştırılmadığı gibi, davacının bilirkişi raporuna karşı itirazları bulunmasına rağmen ek rapor alınarak itirazları da karşılanmamıştır. Dairemizin kararlılık gösteren uygulamalarında bu gibi durumlarda yasal hale getirme olanağının bulunup bulunmadığının Belediye’den de sorularak araştırılması, mümkünse yükleniciye bu konuda süre verilip yasal hale getirilmesi halinde bedele hak kazanacağı kabul edilmektedir.
Bu durumda öncelikle arsa sahiplerinin savunmasında belirtilen ve bilirkişi raporu ile belirlenen binanın zemin kat ve normal katlarında projede bulunan üç cephedeki balkonların odalara dahil edilmiş, bina köşelerinde açık balkon, salon ve mutfaklarda ise fransız balkon yapılmış olması, otopark girişinin ve otoparkın tasdikli projesi ile ek protokole uygun yapılmamış bulunması, dubleks katların içinde projesine aykırı olarak genişleme yapılması şeklindeki aykırılıkların yapı kullanma izin belgesi alınmasına engel olup olmadığı, bu aykırılıkların tadilat ruhsatı ve projesi ile yasal hale getirilmesinin mümkün olup olmadığı ilgili Belediye’sinden sorularak araştırılmalıdır. Yapılacak araştırmaya göre yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığının saptanması durumunda dava şimdiki gibi reddedilmeli, yasal hale getirilmesinin mümkün bulunması halinde davacı yükleniciye bu konuda uygun süre ve yetki verilip inşaatın yasal hale getirildiği bildirildiğinde gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak bu husus saptandıktan sonra varsa eksik imalâtlarla ilgili birlikte ifa yapılabileceği de dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmeli ve her halükârda davalılar dava tarihi itibariyle davaya karşı çıkmakta haklı olduklarından ve inşaat davadan sonra yasal hale getirilmiş olacağından yargılama gideri ve vekâlet ücreti ile sorumlu tutulmamalıdır.
Mahkemece belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.