YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4137
KARAR NO : 2011/5284
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup gecikme tazminatının tahsili istenmiş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 09.12.2005 günlü düzenleme suretiyle Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi uyarınca inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 30 ay içinde teslim edileceği, aksi takdirde yüklenicinin arsa sahiplerine bağımsız bölümleri için günün koşullarına göre kira ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı da anılan hükümlere istinaden bağımsız bölümlerinin halen teslim edilmediğini ileri sürerek gecikilen süreye nazaran 29.700,00 TL kira bedelinin ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının sözleşme uyarınca alacağı bağımsız bölümlere karşılık davalı yana 25.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiği, ancak bu bedelden halen 5.000,00 TL’sini ödemediği, bu itibarla da kendi edimini yerine getirmeyen davacının geç teslimden dolayı kira kaybı isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de BK’nın 81. maddesi hükmü uyarınca karşılıklı taahhütleri içeren bir akdin ifasını talep eden kimsenin akdin şartlarına ve mahiyetine göre bir ecelden istifade hakkını haiz olmadıkça öncelikle kendi borcunu ifa etmiş veya ifasını teklif etmiş olması gerekmektedir. Mahkemece de davacının davalıya taahhüt ettiği ödemeyi tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle de karşı taraftan dava konusu istemde bulunmasının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Ne var ki sözleşmeyle davacı yanın davalı yana ödemeyi taahhüt ettiği bedelin 5.000,00 TL’sinin peşin olarak ödendiği, kalan 20.000,00 TL’nin ise inşaatın
seyri içerisinde ödeneceği kararlaştırılmış, yargılama sırasında da anılan bedelin yani 25.000,00 TL’nin 20.000,00 TL’sinin davacı tarafından davalıya ödendiği saptanmış bulunmaktadır. Bu durumda kalan 5.000,00 TL’nin inşaatın seyri içinde ödeneceğinde şüphe yoktur. Dosya kapsamına göre ise inşaatın halen devam ettiği, davalının inşaatı tamamlayarak henüz davacıya teslim etmediği anlaşılmaktadır. Yani davacının taahhüt ettiği bakiye 5.000,00 TL henüz davalı yönünden muaccel (istenebilir) hale gelmemiştir. Şu halde davacı, ödemeyi taahhüt ettiği bedel yönünden sözleşme koşullarına göre BK’nın 81. maddesi hükmüne göre bir ecelden istifade hakkına sahip bulunmaktadır. Hâl böyle olunca davacı talebinin dosyaya ibraz edilen kanıtlar çerçevesinde değerlendirilerek sonucuna uygun bir hükme varılması gerekirken dosya kapsamına ve yasaya aykırı yazılı gerekçeyle red kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.