Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2010/6205 E. 2011/5269 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6205
KARAR NO : 2011/5269
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, ayıplı işlerin giderilme bedeli ile kâr kaybının tahsili istenmiş, mahkemece yapılan ıslah da dikkate alınarak kabule dair verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar tarafından temin edilip döşeme işlemi gerçekleştirilen granitlerin ayıplı olduğu yapılan yargılama sonucu tespit edilerek davacının uğradığı zarar istem gibi hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davalı yüklenici taraf savunmasında iş bedelinin kısmen ödenmediğini savunmuş, nitekim dosya kapsamında mevcut “tutanaktır” başlıklı ve imzaları inkâr edilmeyen belgede, yüklenici tarafa 6.000,00 TL ödenmesi gerektiği halde 5.207,00 TL’nin ödendiği hususunun taraflarca kabul edildiği görülmüştür. Davalı yüklenicinin iş bedelinin eksik ödendiğine dair savunması mahsup itirazı niteliğinde olup, mahkemece de re’sen nazara alınması gereken hususlardandır. Bu itibarla, ödenmeyen iş bedeline dair imalât için ayıp iddiasında bulunulabilmesi için öncelikle iş bedelinin ödenmesi zorunlu olduğundan hesaplanan toplam davacı alacağından tutanak kapsamına göre ödenmediği anlaşılan 793,00 TL’nin mahsubu ile kalan miktar üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken anılan hususun gözardı edilerek sonuca varılması doğru olmamıştır.
Bunun yanında sözleşmeden kaynaklanan alacak istemlerinde taraflarca kararlaştırılmışsa kesin vade gününden, aksi takdirde borçlunun BK’nın 101. maddesi uyarınca temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz yürütülmesi mümkün bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ise taraflarca borcun ödeneceği gün için kesin bir vade kararlaştırılmadığı gibi dava tarihinden önce davalıların anılan yasa hükmüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir kanıt da ibraz edilmediğinden hüküm altına alınan tutara dava tarihi yerine daha önceki bir tarihten itibaren faiz yürütülmesi de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.