YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12245
KARAR NO : 2012/12979
KARAR TARİHİ : 08.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.05.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazların tapu kaydında “…” olarak yazılan kimlik bilgilerinin, “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Taşınmazların tapulama tutanaklarında “… hakkında malumat bulunmadığı” yazılıdır. Kayıt sadece “…” ismi ile oluşturulduğundan nüfus kayıtlarından bu isimde bir kişinin kaydının araştırılarak bulunması mümkün değildir. Zabıta araştırması sonucunda da bu isimde bir şahsın tanınmadığı bildirilmiştir.
Tapulama tutanaklarındaki açıklamalara göre, dava konusu taşınmazların tesciline esas alınan vergi kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine taşınmazlarda … dışında “…” mirasçıları olarak malik hanesine kaydedilen paydaşlar bulunmaktadır.
O halde, mahkemece belirtilen vergi kayıtları incelenerek gerektiği takdirde mahallinde keşif yapılarak ve kayıtlar uygulanarak ve diğer paydaşların dinlenilmesi suretiyle “…” hakkında elde edilecek bilgiler ile nüfus kayıtları karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Sadece tanık beyanlarına itibar edilerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.