Yargıtay Kararı 15. Hukuk Dairesi 2011/5172 E. 2012/4055 K. 31.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5172
KARAR NO : 2012/4055
KARAR TARİHİ : 31.05.2012

Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı … Tüzel Kişiliği vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, alacağın tahsili istemiyle açılmış; mahkemece, davalılardan … hakkındaki davanın reddine ve davalı … Tüzel Kişiliği hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 7.052,92 TL alacağın bu davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının davalılardan …’la yaptığı 11.10.2008 tarihli sözleşme gereğince; onun yüklenimindeki ve … sahibi diğer davalı Köy Tüzel Kişiliği’ne ait olan düğün salonu inşaatının alçı ve sıva işlerini yaptığını; ancak, 9.200,00 TL alacağının davalılarca davacıya ödenmediğini ileri sürerek, davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dava dosyası kapsamında yazılı sözleşme bulunmamakta ise de; davacı ile davalı arasında yapılan 11.10.2008 tarihli adi yazılı sözleşme, “Düğün Salonu Hesabı” başlıklı belge, taraflarca sunulan dilekçe kapsamları ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı … tarafından diğer davalı … Tüzel Kişiliği arasında köyün düğün salonunun yapımına ilişkin sözleşme yapıldığı ve işin yapımını …’ın yüklendiği açıklıkla anlaşılmaktadır.
Yüklenici … ile davacı alt yüklenici … arasında yapılan 11.10.2008 tarihli adi yazılı sözleşme ile düğün salonu inşaatının sıva ve alçı işlerinin yapımını davacı yüklenmiştir. Davacı ile davalı Köy Tüzel Kişiliği arasında akdî ilişki kurulmadığından, davalılar arasında yapılan sözleşmeye dayalı olarak … sahibi Köy Tüzel
Kişiliği’nden yaptığı işin bedelini isteyemez. Davada, davacı ile davalı … arasında 27.05.2009 tarihli ve “Alacağın Temliki Sözleşmesi” başlıklı adî yazılı şekilde yapılan alacağın temliki sözleşmesine de dayanılmış ise de; temlik borçlusu …’ın mahkemeye sunduğu 26.03.2010 havale tarihli dilekçesi, 25.03.2009 tarihli “Düğün Salonu Hesabı” başlıklı belge ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/486 soruşturma numaralı soruşturma evrakı kapsamındaki imzası ile onadığı açıklaması birlikte değerlendirildiğinde; davalı Köy Tüzel Kişiliği’nden … bedelinden kaynaklanan alacağının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 167. maddesi hükmü gereğince, davalı Köy Tüzel Kişiliği, temlik borçlusuna borcunun bulunmadığını ileri sürebilir. Az yukarıda da açıklandığı üzere; temlik borçlusunun Köy Tüzel Kişiliği’nden alacağı bulunmadığına göre, mevcut olmayan alacak sebebiyle yapılan alacağın temliki sözleşmesine dayanarak da davalı Köy Tüzel Kişiliği’nden tahsil isteminde bulunulamaz. Bu hukuksal sebeplerle; mahkemece, davalı Köy Tüzel Kişiliği hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken; hukuksal olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … Tüzel Kişiliği’ne geri verilmesine, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.