YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22144
KARAR NO : 2012/17880
KARAR TARİHİ : 05.09.2012
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;ancak;
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 07.05.2008 tarihli raporunda; zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte, tıbbi belgeler ve grafiklere göre, kendisinde şeker ve kalp hastalığı olan kişinin ölümünün akciğer enfeksiyonu ve gelişen komplikasyonlar (böbrek yetmezliği, solunum yetmezliği v.b.) sonucu meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiş olup; sanık hakkında soruşturma izni verilmesi gerekip gerekmediğine ilişkin süreç içerisinde olay ile ilgili düzenlenen ön inceleme raporunda sanığın kusurlu davranışları ayrı ayrı belirtilmek suretiyle sanık hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiğinin belirtildiği ;Yüksek Sağlık Şurasının 08-09 Nisan 2010 tarih ve 12526 sayılı kararında; ölen hastaya yapılan tıbbi tedavi ve uygulamaların tıp kurallarına uygun bulunduğu, klinik durumunda iyileşme olmayan hastanın ileri bir merkeze sevk edilmesinde de hata olmadığı,ancak bu tür hastaların 112 ambulansı ile sevk edilmesinin daha doğru olduğu,hastanın durumunu en iyi değerlendirmesi gerektiği halde sevk işlemlerinde gerekli düzenlemeleri bizzat yapmadığı ve ambulansta sağlık personeli olmadan hastanın sevk edilmesine izin verdiği anlaşılan sanığın 1. derecede kusurlu olduğu, hastanın sevki sırasında ambulansta hemşire olmamasının ölümle sebep-sonuç ilişkisinin olmadığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu nun 16.01.2009 tarihli raporunda ambulans hizmetleri yönetmeliğine göre hasta nakil ambulansında en az bir sağlık personelinin bulunması gerektiği,sağlık personeli olmadan sevk edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtilmiş olmakla;
Sanığın olay nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığının tespitine ilişkin olarak önceki raporlar da irdelenerek sanığın taksirli eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.