YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13640
KARAR NO : 2012/19800
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı aleyhine ….İcra Müdürlüğü’nün 2010/615 esas sayılı icra takip dosyasında icra takibi başlattıklarını, takibin 14/07/2010 tarihli 2.714,00 TL ve 1770,00 TL bedelli iki adet faturaya dayandığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, faturaya konu malların teslim edildiği halde ödemesinin yapılmadığını, bu nedenle borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, takip konusu 10/07/2010 tarihli faturaya dayanan “Dakondor” marka kazanı davacının işyerinden satın aldığını, kazanın çalışmaması halinde iade edeceği şeklinde anlaştıklarını, monte edilen kazanın çalışmadığını, … bedelini bu nedenle ödemediğini, kazanın iade alınmasını istediğini ancak davacı tarafın iade almadığı gibi “Baymak” marka başka bir … getirerek başka bir şahsın evine bırakarak gıyabında fatura kestiklerini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 2.714,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı
maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 sayılı yasada tanımlanan şekilde satış sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 41,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 13.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.