YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12450
KARAR NO : 2011/1828
KARAR TARİHİ : 10.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.10.1991 tarihinde davalıdan harici senetle 200 metrekarelik 4 nolu özel parseli 30.000.000 TL bedelle satın aldığını, ancak tapunun verilmediğini, 11.8.1999 tarihinde imar gördüğünü ve edimin ifasının imkansız hale geldiğini ileri sürerek fazlasını saklı tutup ödediği paranın dava tarihinde ulaşacağı değer gözetilerek 10.000TL’nin dava tarihinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı,taşınmazını özel parselizasyon yaptırıp sattığını, davacının babasının kendisinden arsa almak için boş kağıda imza attırdığını ancak bedelini ödemediğini, diğer sattıklarına tapuyu verdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 15.10.1991 tarihli harici sözleşme ile 30.000.000TL ödeyerek davalıdan taşınmaz satın aldığını, ancak davalının taşınmazı tapuda kendisine devretmediğini öne sürerek ödediği paranın dava tarihinde ulaşacağı değerin tespiti ile tespit edilecek miktardan şimdilik 10.000TL’nin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış,davalı,taşınmazın bedelinin ödenmediğini savunmuştur.Mahkemece Dairemizin 1.11.2007 tarihli bozma ilamına uyularak davalının talebi üzerine davacıya yemin yaptırılmış,davacının yemininde davalıya 25.000.000TL verdiğini belirttiği,bu beyanın sözleşmenin talili anlamına geldiği,ispat külfetinin davacıya
2010/12450-2011/1828
geçtiği, davacının davalıya 25.000.000TL ödeme yaptığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının yemininde davalıya 25.000.000TL ödediğini beyan etmesi sözleşmenin talili niteliğinde olmayıp davadaki talebin daraltılması niteliğindedir.Öyle olunca mahkemece davacının yeminindeki beyanları dikkate alınmak suretiyle 25.000.000TL ödediği kabul edilerek bu miktar üzerinden hesaplama yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde ispat külfeti ters çevrilerek davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 10.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.