Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9899 E. 2012/21558 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9899
KARAR NO : 2012/21558
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e
maddesi uyarınca beraat

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’ün Dinar ilçesi, Yıprak Kasabası Belediyesinde kepçe operatörü, diğer sanıkların da aynı belediyede işçi olarak çalıştıkları, Yıprak Kasabası Akpınar mevkiinde çeşme yapımı ile görevlendirilen sanıkların bu yere belediyeye ait traktör ile gidip geldikleri, çalışma günlerinden birinde diğer tüm sanıklar işlerini bitirip kasabaya dönüşe geçtikleri sırada sanık …’ın biraz daha işi olduğunu söyleyerek olay yerinde kaldığı ve tapuda … … adına kayıtlı olup …’nın kullanımında olan tarlayı idaresindeki kepçe ile kazdığı, kazı neticesinde dosya kapsamında mevcut müze uzmanlarınca düzenlenen raporlara göre Bizans dönemine ait kilise ya da şapel olması muhtemel bir yapının ortaya çıktığı ve kazı eylemi nedeniyle yapının zarar görmüş olduğu, ertesi gün çalışma alanına gelen diğer sanıkların da sanık … tarafından kazılan yeri gördükleri ve bu yerden çıkan taşları çeşme yapımında kullandıkları, sanık …’ın soruşturma aşamasında kollukta verdiği ifadede, …’ya ait tarlada çeşme yapımında kullanılabilecek düzgün taşlar olduğunu fark ederek kazı yaptığını, kazı sonucu daha önce hiç görmediği bir yapı ile karşılaştığını, bu yapının tarihi eser olabileceğini düşünerek kazıya son verdiğini, çıkan taş parçalarını da diğer sanıklar ile birlikte çeşme yapımında kullandıklarını beyan ettiği, müze uzmanlarınca düzenlenen raporda da, sanık … tarafından kazılan bölgede kültür varlığı bulma amacıyla daha önce pek çok kazı yapılmış olduğunun belirtildiği, tüm sanıkların Yıpraklı Kasabası halkından oldukları, kazı alanını ve buradan çıkan taşları gören diğer sanıkların da, karşılaştığı yapının tarihi eser olabileceğini tahmin eden sanık … ile aynı kültür düzeyine sahip bulundukları, bu nedenle tüm sanıkların suça konu yerin eski bir yerleşim bölgesi olduğunu bildiklerinin kabulü gerektiği, diğer yandan sanık … izinsiz kazı yapmış olmakla beraber, sanığın, kültür varlığı bularak bunu kendi menfaatine kullanma amacıyla hareket ettiğine dair delil mevcut olmadığı, zira bulunan taşların tüm sanıklar tarafından çeşme yapımında kullanıldığı, bu durumda sanıkların eylemlerinin 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesine temas eden suçu oluşturacağı, ancak iddianamede sanık …’ın izinsiz kazı yaptığından söz edilerek aynı Kanunun 74/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasının istendiği anlaşılmakla, sanık …’ın korunması gerekli taşınmaz kültür varlığına kasten zarar verme eylemi nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunularak, sanık hakkında kamu davası açılması halinde bu dava diğer sanıklar hakkındaki kamu davası ile birleştirilip tüm sanıkların 2863 sayılı Kanunun 65/a maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.