Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/9497 E. 2012/20433 K. 02.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/9497
KARAR NO : 2012/20433
KARAR TARİHİ : 02.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1) Sanıklar …, … ve … haklarında Beraat,
2) Sanıklar … ve … hakkında 2863 sayılı Kanunun 74/1, 5237 sayılı TCK’nın 62,53/1,63. maddeleri uyarınca mahkumiyet.

2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıklar …, … ve …’in beraatlerine, sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar … ve … ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve davaya katılmasına karar verilen Kültür ve Turizm Bakanlığı yerine, …’nün katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Katılma dilekçesi sunan, duruşmalara ve keşfe iştirak eden, temyiz dilekçesi sunan hazine vekilinin aynı kişi olması karşısında, temyiz dilekçesinin Maliye Hazinesi adına sunulmasının maddi hatadan kaynaklandığı değerlendirilmekle tebliğnamedeki “red” görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılan vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinin başlığında haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar da gösterilmiş ise de, bu sanıklar yönünden katılan vekili tarafından ayrı bir dilekçe ile itiraz yasa yoluna gidildiği ayrıca temyiz dilekçesinin içeriğinden, temyiz istemini sanıklar …, … ve …’in beraatlerine, sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine ilişkin hükümlere hasretmiş olduğu kabul edilmekle,
Sanıklar … ve …’ın, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar ile birlikte henüz tescil işlemleri tamamlanmamış olmakla birlikte Arkeolojik Sit alanı özellikleri arz eden, antik dönem mezarlıkları barındırması ve yerleşim yeri mimarisiyle, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı niteliğini haiz bulunan ve bu özelliği herkes tarafından bilinebilecek olan Antalya ili, Finike ilçesi, Bondağ tepesi mevkiinde, dört ayrı noktada sanık …’a ait olan ve evinde yapılan aramada ele geçirilen iki adet dedektör kullanılmak suretiyle kaçak kazı yaptıkları ve bu kazılar neticesinde sanık … …’ın oğlu olan, Adem …’ın evinde yapılan aramada 13 adeti ele geçirilen, ancak sayıları tam olarak belirlenemeyen sikkeleri buldukları, sanıklar … ve …’ın ikrara dayalı savunmalarında suç tarihinde sanıklar …, …, … ve … dışındaki sanıklarla Bondağ tepesine geldiklerini, burada iki yeri kazdıklarını, suça konu yerde, ufak bir çapa ile 15-20 cm civarında bir derinlikte kazı yaptıklarını, 39 adet sikke bulduklarını, sanık …’ın sikkeleri müzeye teslim etmek üzere aldığını beyan ettikleri diğer sanıkların ise suçlamaları kabul etmedikleri anlaşılmakla,
1-Sanıklar …, … ve …’in beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve …’nın mahkumiyetlerine ilişkin hükme yönelik bu sanıklar ile katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların haklarında paraya çevirme ve erteleme hükmünün uygulanması gerektiğine ve kazı yapmadıklarına, katılan vekilinin sanıklar hakkında indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13/04/1995 tarihli 1994/90 Esas 1995/44 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas olduğunun ve hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık …’nın sabıkasında yer alan, Kale (Antalya) Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2006 tarihli, 2006/122-185 esas, karar sayılı kararı ile, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkum edildiği ve kararın iş bu yargılamaya konu ikinci suçun işlenme tarihinden sonra, 27/10/2006 tarihinde kesinleştiği, bu itibarla 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeksizin “daha önce kasten bir suçtan mahkum edilmiş olması karşısında bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden” şeklindeki yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi,
c) 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme kısmen aykırı, kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.