YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20393
KARAR NO : 2012/46468
KARAR TARİHİ : 26.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yüzüne karşı verilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2009 tarihli kararının hüküm kısmında kanun yolu süresinin başlangıcının, “tefhim veya tebliğinden itibaren” şeklinde yazılması suretiyle, suça sürüklenen çocuk müdafii yanıltılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/10/2010 tarihli ve 2010/2-169 esas, 2010/188 sayılı kararı ile 01/02/2011 tarihli ve 2010/5-244 esas, 2011/14 sayılı kararında belirtildiği üzere, müdafiinin mesleği gereği yüze karşı verilen kararlarda kanun yoluna başvuru süresinin tefhimle birlikte başlacağını bilmesi gerektiği, kararın usulüne uygun tefhim edilmesine rağmen suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından kanun yoluna başvurulmadığı hükmün ayrıca suça sürüklenen çocuğun kendisine de tebliğ edildiği ancak temyiz dilekçesi verilmediği anlaşılmakla,
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan 29,12,2009 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 15.01.2010 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuklar …,…, … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur.Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocukların … Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü çocuk koğuşunda başka suçtan tutuklu veya hüküm özlü olarak cezalarını infaz ettikleri, suç tarihinde söz konusu çocuk koğuşunda bulundukları sırada, suça sürüklenen çocuk …’ın ekmeğinin yenmesi nedeniyle sinkaflı sözlerle küfrettiği, buna sinirlenen suça sürüklenen çocuklar ile tanık…’ın suça sürüklenen çocuk …’ı darp ettikleri bunun üzerine cezaevinde nöbetçi infaz koruma memurlarının koğuşa girerek olaya müdahale ettikleri, tarafları barıştırdıkları ancak Süleyman Can’ın agresif hareketlerine devam etmesi ve kendine hakim olamayacağını söylemesi üzerine, infaz koruma memurlarının…’ı müşahedeye aldıkları, aynı gün saat 23.50 sularında yine aynı koğuştan gürültülü sesler gelmesi üzerine, infaz koruma memurlarının birlikte koğuşa girdiklerinde, suça sürüklenen çocukların kendilerine ait cam bardakları koğuşun ortasına attıklarını ve İnanç, Göksu ve Savaş’ın kırık cam parçalarıyla kollarını kestiklerini gördükleri, bunun üzerine hemen müdahale edip pansumanlarını revirde yaptırıp tekrar koğuşa koydukları ve dışarı çıktıkları, yaklaşık 15 dakika sonra tekrar aynı koğuşun kapısına cam bardakların atılıp kırıldığını duymaları üzerine, memurların tekrar koğuşa girdikleri ve çay bardaklarını koğuş kapısına niçin attıklarını sormaları üzerine, suça sürüklenen çocukların birlikte memurlara “Süleyman Can’ı müşahededen alıp odaya verin. Yada hepimizi müşahedeye alın, Süleyman Can’ı müşahededen çıkarıp odaya vermezseniz, burada ölü çıkar, isyan çıkarırız” dedikleri, memurların sanıklarla görüşüp ikna edip sakinleştirdikten sonra tekrar dışarı çıktıkları, yaklaşık on dakika sonra içeriden cam kırılma sesleri gelmesi üzerine, görevlilerin koğuşa girdikleri ve yemekhane kısmındaki iki adet pencere camı ile merdiven başındaki pencere camının kırılmış olduğunu gördükleri, bu camları suça sürüklenen çocuk …’ın kırdığı, suça sürüklenen çocukların görevlilere yine “bizleri müşahedeye almazsanız, koğuşu bile yakarız” dedikleri, bunun üzerine olayın nöbetçi cezaevi müdürüne haber verildiği ve nöbetçi cezaevi müdürünün talimatıyla tedbir amacıyla bu koğuşta bulunan tüm tutuklu ve hükümlülerin müşahedeye alındıkları ve bu şekilde atılı suçları işlediklerine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 26.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.