Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/13885 E. 2011/1941 K. 14.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13885
KARAR NO : 2011/1941
KARAR TARİHİ : 14.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı; Dava dışı başka bir Bankada çalıştığı esnada davalı banka tarafından işe başlatılacağı garantisi verilerek istifa ettirildiğini ve fakat işe başlatılmadığını, bunun haksız fiil olduğunu, istifa ettiği için tazminat alamadığını ayrıca istifa ettikten sonra 3 ay 5 gün işsiz kaldığını belirterek, davalı bankadan 22.456. TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı; davanın yöneltildiği yönetim kurulunun pasif husumet ehliyeti olmadığını, davacı ile yapılan görüşmelerin doğru olduğunu ve fakat istifa konusunda baskı yapılmadığını, daha sonra işe almak için aranıldığında ise davacının çalışmakta olduğunu belirttiğinden işe alınmadığını, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece Husumet nedeni ile davanın Reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalı Banka tarafından işe alınmadığını belirterek, dava dilekçesinde davalı olarak … Gn.Md.Yönetim Kurulu Başkanlığını göstermiştir. Oysa gerçek hasım, kuruluş tüzel kişiliği haiz bulunan … A.Ş’dir. Dava edilen ile temsilde hata edilen arasında ilişki bulunduğu muhakkaktır, davacı, kendisine zarar verdiğini iddia ettiği kuruluşun Yönetim Kurulu Başkanlığını davalı göstererek tarafta değil, temsilcide hata yapmıştır. Bu gibi 2010/13885 2011/1941
Durumlarda HUMK.39/1-2 maddesi gereği davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gerekir (H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K). O halde mahkemece, davanın gerçek hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, temsilde hata yapıldığı gözardı edilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.