Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/6939 E. 2011/2213 K. 16.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6939
KARAR NO : 2011/2213
KARAR TARİHİ : 16.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalılardan … , …, …, …, … hakkındaki davanın reddine diğer davalı Sarper Tütün Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı şirket avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacılar, açtıkları ve birleşen davaların dava dilekçelerinde daha önce hissedarı oldukları … ilçesi, İnciraltı Mahallesi … ada …parsel sayılı taşınmazın 1995 yılında izale-şuyu yoluyla davalılara satıldığını, satış sırasında 45.388 m2 olarak tapuya kayıtlı olan taşınmazın Kadastro revizyonu sonucunda gerçek alanının 1805,50m2 fazla olduğunun ortaya çıktığını ve bunun davalılarda sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini belirterek 1805.50 m2’lik hissenin davalılar adına kayıtlı bulunan tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescilini bu mümkün olmazsa dava tarihindeki değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar;dava konusu taşınmazı sabit hudutlar dahilinde satın aldıklarını, çok sonra yapılan kadastro revizyonu sonucunda, taşınmazın hudutları değişmeksizin, taşınmazın 2010/6939 2011/2213
yüzölçümünde daha önce hata olduğunun ortaya çıkarak bunun düzeltildiğini, kendilerinin satın almış oldukları yerin aynı olduğunu değişmediğini, ortada haksız mal edinme bulunmadığını ayrıca dava hakkının da zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece; davalılardan … , …, …, …, … hakkında açılan davaların reddine, davalı Sarper Tütün Ticaret ve Sanayi A.Ş hakkındaki davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekilleri ile davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre
davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacılar hissedarı oldukları taşınmazın tapuda 45.388 m2 olarak kayıtlı olması nedeniyle bu miktar üzerinden izale-i şuyu yoluyla davalılara satıldığını kadastro revizyonu sonunda taşınmazın gerçek alanının 1805.50 m2 fazla olduğunun ortaya çıktığını belirterek bu miktar için davalılar adına olan tapunun iptali ile adlarına tescilini bu mümkün olmazsa fazlalığın dava tarihindeki değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece; davalı şirket yönünden bedele yönelik olarak açılan davaların kabulüne diğer davalılar yönünden davaların reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporundan, davaya konu taşınmazın duvarla çevrili olduğu ve tapuda 45.388 m2 olarak kayıtlı iken hissedarların açtığı izale-i şuyu davası sonucunda 24.7.1995 tarihinde ihale suretiyle davalı Sarper Tütün A.Ş’ye satıldığı, taşınmazı alan şirketin bu taşınmazı 15.7.1998 tarihinde diğer davalılara sattığı anlaşılmaktadır. Kadastro bundan sonra 24.7.1998 tarihinde mahallinde yapılan yenileme çalışmaları ve bunun neticesinde açılan davalar sonucunda taşınmazın daha önce hatalı ölçüm hesaplanması sonucunda tapuda 1805 m2 eksik gösterilmiş olduğu anlaşılmakla, davalılar adına kayıtlı taşınmazın yüz ölçümünün buna göre düzeltildiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki tapu kayıtları ve bilirkişi raporundan duvarla çevrili taşınmazın sabit hudutlar dahilinde davalı şirketçe ihale yoluyla satın alındığı, hudutların bundan sonra değişmediği yeni satın alanların aynı hudutlar değişmeksizin kullanılırken kadastro yenileme çalışmaları sırasında yüzölçümündeki hataların farkına varılarak düzeltildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalılar taşınmazı sabit hudutlar içerisinde alıp kullandıklarına göre taşınmazın satılan ve kullanılan gerçek alanında aslında bir değişiklik 2010/6939 2011/2213
meydana gelmemiştir. Sadece tapudaki hata düzeltilmiştir. Medeni Kanun ve Kadastro Kanununa göre böyle hallerde taşınmazın tespit edilen doğru alanı ile tapudaki maliki adına kaydın düzeltilmesi doğrudur. Davacıların sattığı yer sabit hudutlarla satılıp satılan yerin alanı gerçekte değişmediğine göre satıcıların alanın kayıtta düzeltilmesinden dolayı her hangi bir talep hakları bulunmamaktadır. Yine B.K’nun 215. maddesinde açıklandığı üzere satılan taşınmaz resmi bir mesahaya müsteniden sicilde yazılı ölçü miktarını ihtiva etmediği takdirde satıcı miktarı özel olarak taahhüt etmediği takdirde eksikliği tazmin ile mükellef değildir. Buna göre satıcı sattığı yerin yüzölçümü eksik çıktığında alıcı bundan dolayı bir hak talep edemiyecektir. Öyleyse satıcının da sabit hudutlarda sattığı yerin tapuda kayıtlı miktarının eksik gösterilmiş olmasından dolayı alıcıdan her hangi bir hak talep edememelidir. Bu durumda davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.80 TL. kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, 16.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.