YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/19073
KARAR NO : 2011/2266
KARAR TARİHİ : 17.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ecrimisil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekilleri avukat … vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacıya 12.7.2006 tarihinde harici sözleşme ile daire sattığını, peşinatı alıp daireyi teslim ettiğini, davalı-karşı davacının halen oturmaya devam ettiğini, sözleşmeye göre 30.8.2006 tarihinde bitmesi gereken daire bedelinin halen ödenmediğini, sözleşmeyi feshettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ecrimisil olarak oturma tarihinden itibaren aylık 1.000TL’den toplam 10.000TL, dairenin yıpranması nedeniyle oluşan değer kaybı için 100TL,dairenin satış değerleri arasındaki fark için 500TL’nin davalı-karşı davacıdan tahsilini ve taşınmazdan tahliyesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı, açılan davanın reddini dilemiş, işbu dava ile birleşen … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/516 esas sayılı karşı davasında, taşınmazı 16.10.2009 tarihinde tahliye ettiğini, davacı-karşı davalıya sözleşme gereğince daire bedeli olarak 23.9.2006 tarihinde ödediği 135.000TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine davacı-karşı davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmaz devrini öngördüğü için resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme gereğince herkesin aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda iade etmekle mükellef olduğu, geçersiz sözleşmenin ifasının istenemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/19073-2011/2266
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında taşınmaz satımına ilişkin olarak 12.7.2006 tarihli harici sözleşme düzenlendiği, sözleşme kapsamında satıcı konumunda olan davacı-karşı davalının daireyi teslim ettiği, alıcı konumunda olan davalı-karşı davacının da daire bedeli olarak 135.000TL ödeme yaptığı ve 16.10.2009 tarihinde daireyi tahliye ettiği dosya kapsamından anlaşılmakta olup bu hususlar taraflar ve mahkemenin de kabulündedir. Davalı-karşı davacı birleşen karşı davasında, davacı-karşı davalıya sözleşme kapsamında daire bedeli olarak ödediği 135.000TL’nin tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteminde bulunmuş, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmaz devrini öngördüğü için resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme gereğince herkesin aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda aynı anda iade etmekle mükellef olduğu, davalı-karşı davacının geçersiz sözleşme kapsamında ödediği 135.000TL’yi geri isteyebileceği gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmiştir. Mahkemenin taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme gereğince herkesin aldığını sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda aynı anda iade etmekle mükellef olduğu yönündeki kabulü yerindedir. Ne var ki, davalı-karşı davacı, davaya konu icra takibinde ödeme tarihinden itibaren birikmiş faiz hususunda da talepte bulunmuş olup geçersiz sözleşme gereğince herkes aldığını aynı anda iade ile mükellef olduğuna göre kendi yükümlülüğünü yerine getirmeden faiz talebinde bulunamaz. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde birikmiş faiz talebi yönünden de itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince temyiz edilen kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya ödenmesine, peşin alınan 2.567.10 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.