Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14506 E. 2011/15726 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14506
KARAR NO : 2011/15726
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.06.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 742 sayılı parsel lehine, 743 ve 744 sayılı parseller üzerinden bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen yerden geçit kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olaya gelince; geçit ile yükümlendirilen 743 parsel sayılı

taşınmazın yüzölçümü 1.342 m², 744 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümü 1.495 m² dir. Bilirkişinin raporuna ekli krokide ikinci alternatif olarak gösterilen yerin bulunduğu 735 sayılı parsel ile 4. alternatif olarak gösterilen 741 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün geçit tesis edilen 743 ve 744 parsel sayılı taşınmazların yüz ölçümünden daha fazla olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda sözü edildiği üzere özünü komşuluk hukukundan alan geçit davalarında genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi uyarınca 742 sayılı parselin geçit ihtiyacı yüz ölçümü daha büyük olan 735 ve 741 sayılı parsellerde aranmalıdır. Geçit tesisi davalarında davacının sübjektif arzusunun önemi yoktur.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.