Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11750 E. 2011/2132 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11750
KARAR NO : 2011/2132
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, vefat eden babası Hidayet’ten kalma 2 parça taşınmazın satılması için diğer mirasçılarla birlikte davalıya vermiş olduğu 6.6.2003 tarihli vekalete istinaden taşınmazların davalı tarafından dava dışı 3.bir kişiye 86.000 TL bedelle satıldığını, bu satışın tapuda, vergiden kaçmak amacıyla 60.000 TL ve 2.268 TL olarak gösterildiğini, miras hissesine düşen 21.500 TL’sini davalının vermediğini ve vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 21.500 TL’nin 20.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek T.C merkez bankasının kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı en yüksek faiz oranıyla ödenmesine karar verilmesini istemiş, bilahare davasını 34.817,57 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davacı tarafından, aynı konuda Denizli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/371 esas sayılı dosyasında annesi Asuman aleyhine dava açtığını ve bu dosyanın halen devam ettiğini, kaldı ki taşınmazın tapudaki satış değeri üzerinden satıldığını, satış bedelinin de tüm mirasçıların hazır olduğu bir ortamda elden ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur.
1-Davacı, davalıya vermiş olduğu vekaletname kapsamında satılan taşınmazlardan hissesine düşen bedelin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davacı, bu davayı açmadan önce de Denizli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/371 esas sayılı dosyasında annesini hasım göstermek suretiyle aynı taşınmazlarla ilgili olarak satıştan elde edilen gelirin davalı annesine ödendiğini ileri sürerek hissesine düşen bedelin tahsilini talep etmiş, bilahare bu davayı takip etmeyerek HUMK’nun 409/5 maddesi 2010/11750 2011/2132
gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı, bu davayı açmakla satıştan elde edilen bedelin anneye ödenmesine açıkça muvafakat etmiş ve ona yapılan ödemeyi kabul etmiş sayılır. Öyle olunca, davalı vekilin hesap verme yükümlülüğü ortadan kalkar. Davanın reddi gerekir. Bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın kabul edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 08.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.