YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6796
KARAR NO : 2011/20964
KARAR TARİHİ : 28.12.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar yönünden duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 01.12.2001 tarihli ve 1 yıl süreli … sözleşmesi ile davalı eczanesinde mesul müdür olarak görev yapmak için davalı ile anlaştığını, bu sözleşmenin 10. maddesindeki, eczane borçlarının kendisi tarafından ödenmemesi halinde geçerli olmak üzere tanzim tarihi bulunan ancak vade tarihi bulunmayan teminat senedi verileceği yönündeki hükme binaen davalıya teminat senedi verdiğini, davalının eczane işlerini düzenli takip etmemesi nedeniyle eczaneyi kapattığını ve borçlarını ödediğini, davalının kusuru nedeniyle eczaneyi kapattırmasına rağmen teminat senedi olarak verdiği senedi rızası dışında doldurarak dava dışı …’ e ciro ettiğini ve onun tarafından da aleyhine icra takibi yapılarak emekli maaşına haciz konulduğunu belirterek borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasına ödenen paranın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 01.12.2001 tarihli … sözleşmesi adı altında davalı eczacı ile eczane açılması ve işletilmesi hususunda anlaştıklarını ve bu sırada eczanenin borçlarının kendisi tarafından ödenmesini … etmek için teminat senedi verdiğini, eczanenin borcu olmamasına rağmen davalının teminat senedini anlaşmaya aykırı olarak doldurarak dava dışı üçüncü kişiye ciro ederek aleyhine haksız icra takibi yapıldığını ve emekli maaşına haciz konulduğunu ileri sürerek
2011/6796-20964
borçlu olmadığının tespitini ve ödenen paranın istirdadını talep etmiştir. Davalı, kambiyo senedinin illetten mücerret olduğunu, sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen senedin teminat senedi olmadığını, ortaklığın devamı sırasında sürekli borçlanmadan dolayı senedin verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinin açıklaması ve somut olaya yorumlanması ile olaya konu teşkil eden senedin, teminat senedi olduğu kabul edilmesine rağmen teminat senedini iyi niyetli olarak iktisap eden üçüncü şahsın icra takibini durdurmayacağı, icra takibinin durması ve istirdadı için takip alacaklısı üçüncü şahsın borçlunun bilerek zararına olacak şekilde hareket ettiğinin kanıtlanması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafından mahkeme kararının ve özellikle gerekçe bölümünün temyiz edilmemesi nedeniyle mahkemenin senedin teminat senedi olduğu yönündeki kabulü davalıyı bağlar. O halde, davaya konu senedin teminat senedi olduğunun kesinleşmesi de dikkate alınarak taraflar arasında imzalanan 01.12.2000 tarihli … sözleşmesi kapsamında tarafların delilleri de toplanarak eczanenin işletilmesinden kaynaklanan alacak – borç ilişkisi belirlenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece, dava dışı üçüncü kişinin iyiniyetli iktisabından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.