Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14706 E. 2011/16344 K. 29.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14706
KARAR NO : 2011/16344
KARAR TARİHİ : 29.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 445 ada 47 sayılı parsel üzerindeki binanın 2 numaralı bağımsız bölümünün maliki olduğunu, bu taşınmaz ile davacının maliki olduğu 2007 ada 20 sayılı parsel üzerindeki B Blok 3 numaralı bağımsız bölümün 14.12.2009 tarihli adi yazılı sözleşmeyle trampa edildiğini, kendi edimini yerine getirdiğini, sözleşmedeki ödemelere ilişkin borcunu ifa ettiğini, fakat davalının 3 numaralı bağımsız bölümün ferağını vermediğini, bu şekilde sebepsiz zenginleştiğini belirterek sebepsiz zenginleşmenin iadesini istemiştir.
Davalı, adi yazılı trampa sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının taşınmazını bedelini ödeyerek satın aldığını, kaldı ki davacının sözleşmedeki diğer borçlarını yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Kelime anlamı olarak trampa, bir malın bir başkasına ait mal ile değiştirilmesidir. Trampaya ilişkin düzenleme Borçlar Kanununun 232.maddesinde yapılmış olup, bu maddenin göndermesi sebebiyle satım hükümlerinin trampada da uygulanması gerekir. Gayrimenkul satımına ilişkin Borçlar Kanununun 213.maddesine göre, gayrimenkul satımının muteber olması için resmi bir senede bağlanması gerekir. 14.12.2009 tarihli sözleşme adi yazılı düzenlendiğinden geçersizdir. Dolayısıyla davacı, trampa

hükümlerine dayanarak davalı uhdesindeki tapuda kayıtlı taşınmaz malın mülkiyetini isteyemez.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, taraflar arasında trampaya ilişkin 14.12.2009 tarihli adi yazılı bir sözleşmenin yapıldığı, mahkemenin kabulünün aksine bu sözleşmenin yapılmasından hemen sonra 25.12.2009 tarihinde davacının maliki olduğu 445 ada 47 sayılı parseldeki 2 sayılı bağımsız bölüm tapusunu davalıya satış gösterilmek suretiyle geçirildiği anlaşılmaktadır. Olayların bu anlatılan akışı ve tarihler adi yazılı sözleşmeye rağmen davacının trampa konusu bağımsız bölüm mülkiyetini davalıya intikal ettirdiğini göstermektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere, 14.12.2009 tarihli adi yazılı sözleşme geçersiz olduğundan davacı, davalının maliki olduğu 2007 ada 20 sayılı parsel üzerindeki B Blokta bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptalini isteyemez. Ne var ki, geçersiz sözleşmeye dayanarak davacı maliki olduğu bağımsız bölümün mülkiyetini davalıya geçirmiş, davalı karşı edimini yerine getirmediğinden geçirilen mülkiyet sebebiyle sebepsiz zenginleşmiştir. Sebepsiz zenginleşmeden doğan borç ilişkisinde haklı bir sebep olmaksızın başkası aleyhine zenginleşen kişinin malvarlığında meydana gelen artışın (zenginleşmenin) aynen veya değeri üzerinden (nakden) iadesi (geri verilmesi) zorunludur.
Bütün bu anlatılanlara göre mahkemece yapılması gereken iş, davalı uhdesindeki çekişme konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar vermek, başka bir anlatımla davalının sebepsiz zenginleştiği değeri ona iade etmek olmalıdır.
Değinilen bu husus bir yana bırakılarak, davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 29.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.